Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, % 54 hissedarı bulunduğu gayrimenkul üzerinde ... ile çıkan ihtilafın çözümü için davalının vekil tayin edildiğini, taraflar arasında 10/01/2001 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin imzalandığını, davalı avukat tarafından 136.000,00 TL'nin tahsil edildiğini, bu meblağdan 33.000,00 TL’nin tarafına ödendiğini, imzalanan ibranamenin de davalının baskısı ile düzenlendiğini ileri sürerek vekalet alacağının asgari ücret hükümlerine göre tespiti ve davalı tarafından ödenmeyen paranın (şimdilik 20.000,00 TL)temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan tahsilini ve başkaca vekalet ücreti alacağının olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Davacının aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine ilişkin kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 9.467,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen ...'ın .... adına .... Noterliği’nin 02/10/2000 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamesine dayalı olarak vekil sıfatı ile hareket ettiği anlaşılmaktadır. Yine vekil sıfatı ile hareket ederek davalı ile sözleşme imzalamıştır. Dairemizce verilen bozma ilamına göre " somut olay değerlendirildiğinde; dava dilekçesi içeriğinde bahsedilen dava ve ücret sözleşmesinin tarafının .... olduğu hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıktır ve bunun delilleri dosyaya davacı vekilince ibraz edilmiş ancak maddi bir hata sonucu davacının kimliği dava dilekçesine yanlış yazılmıştır...Dava dilekçesinde davacı isminin yanlış yazılması kabul edilebilir bir yanılgıya dayalıdır ve davacı isminin dava dilekçesi içeriğine göre düzeltilmesi HUMK’nun 80. maddesi uyarınca hasım değiştirme olarak kabul edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği istemi kabul edilerek işin esasına girilmesi" gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma sonrasında verilen karar başlığında davacı olarak ... isminin yazıldığı ve bu hususun değiştirilmediği anlaşılmış olup anılan bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2-Davalı, davacıya 19/02/2014 tarihinde dava konusu paraya ilişkin 16.570,00 TL ödeme yaptığını iddia etmekte olup bunu gösteren havale dekontunu temyiz dilekçesi ekinde sunmuştur. Ödeme defi her zaman ileri sürülebilir defilerden olduğundan mahkemece anılı nedenin araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir. Hal böyle olunca kararın bozulması icap etmiştir.

Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.