SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf istemlerinin esastan reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2018 tarihli hükmü ile hırsızlık suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası, sanıklar ... ve ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu hükümlere ilişkin istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince, aynı Kanun'un 168/1.maddesi uygulanmak suretiyle sanık ...'in, sonuçta 2 yıl 6 ay hapis cezası ile, sanıklar ... ve ...'ın ise ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyiz kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'in temyiz isteminin, hakkında fazla ceza tayin edildiğine; sanık ...'ın temyiz isteminin cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine; sanık ...'ın temyiz isteminin ise lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının müdafi huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 322/2. maddesi gereği istem gibi BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.