Mahkûmiyet, kaçak eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz süresi 1 hafta olduğu halde 15 gün olarak gösterildiğinden temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan vekilinin temyiz isteği; nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; zamanaşımının dolduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçta önleme arama kararı ile yapılan aramada koliler içinde 1240 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, amacının suça konu sigaraları satmak olduğunu, gümrüklenmiş değerin iki katını ve vergiler toplamını karşılayacak maddi gücü olmadığını beyan etmiştir.

Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkraları uyarınca ek savunma hakkı verilmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre, sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi ve sanığın suçu ikrarı karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.