Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın bir kısım taşınmazlar ve davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına, diğer taşınmazlar yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ...; kadastro çalışmaları sonunda davalılar adına tespit ve tescil edilen Kandıra ilçesi, ... köyünde bulunan 190 ada 2,41,43,5,7,11,12,13,14,15,16,20; 121 ada 400,397,398,399; 121 ada 90,86,85,84,110; 130 ada 15; 180 ada 15; 177 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte tapuda dava dışı ... adına kayıtlı bulunan 121 ada 91 parsel sayılı taşınmazın ortak mirasbırakanları... 'dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescile; mümkün olmaz ise, taşınmazların rayiç değeri üzerinden miras payına isabet eden bedelin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; aşamada dava dilekçesinde 190 ada 2,5,41,43; 130 ada 15 ve 180 ada 15 parsel olarak yazdıkları taşınmazların doğru ada parsel numaralarının 176 ada 2,5,15; 181 ada 41,43 ve 121 ada 15 parsel olduğunu, 121 ada 84 ve 110 parsel sayılı taşınmazların iyiniyetli olarak 3. kişilere satıldığını düşündüğünü, ancak taşınmazların %60'ını aynı gün satın almış görünen dava dışı ...'in davalılardan Mesut'un yakın arkadaşı olduğunu, böyle bir yatırım yapabilecek maddi gücünün olmadığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu belirtmiş; duruşmada 190 ada 13,190 ada 15,181 ada 41 ve 121 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ve davalı ... yönünden davasından vazgeçtiğini beyan etmiştir.

Davalılar; çekişmeli taşınmazların babaları...’dan değil onun babası olan dedeleri ...’dan kalan taşınmazlar olduğunu, ...’ın kız çocukları olan ... ..., ..., ... ve ... ’ın paylarını kadastrodan önce davalılardan İsmail’e devrettiklerini, ayrıca kadastro çalışmalarından önce tüm mirasçıların katılımı ile mirasbırakanları...'in terekesinin de taksim edildiğini, taraflar arasında yapılan bu taksim sonucunda davacıya 131 ada 6 parsel sayılı taşınmazın isabet ettiğini ve davacının kadastrodan önce bu taşınmazı sattığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, 190 ada 13,15; 181 ada 41 ve 121 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı ... yönünden davanın geri alınması sebebiyle açılmamış sayılmasına; dava konusu diğer taşınmazlar yönünden ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarihli ve 2016/12839 Esas, 2019/3371 Karar sayılı kararıyla, "Öncelikle, davalı tarafça taksimen davacıya isabet ettiği ifade edilen dava dışı 131 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı, varsa dayanağı ve eki olan belgeler (harici satış senedi vs.) getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tarafların tanıklarının tümü ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan kök mirasbırakanları ...’dan kızlarına düşen miras paylarının tespitten önce davalı tarafa satılıp satılmadığı ve zilyetliğin devredilip devredilmediği; ortak mirasbırakan...’in ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi mirasçının payına hangi taşınmazın isabet ettiği, diğer mirasçı ya da mirasçıların miras payına karşılık kendilerine terekeden hangi taşınmaz/taşınmazlar veya ne verildiği, davacıya düşen taşınmaz bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hangi taşınmaz olduğu, bir kısım beyanlarda kadastrodan önce satıldığı ifade edilen taşınmazın müstakilen davacı tarafça mı, yoksa davacı ve davalılarca müştereken satılan bir yer mi olduğu sorularak duraksamasız belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuş; davalıların karar düzeltme isteği Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/4276 Esas, 2019/8246 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 190 ada 13,15; 181 ada 41 ve 121 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı ... yönünden davanın geri alınması sebebiyle açılmamış sayılmasına; dava konusu diğer taşınmazlar yönünden ise davacının iddiasının aksine dava konusu taşınmazların alt mirasbırakan...'den değil kök mirasbırakan ...'dan kaldığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından kök mirasbırakan ...'ın davacıların babaları... dışında ..., ..., ..., ... ve ... adlarında çocuklarının olduğu, tarafların halaları olan bu kişilerin kadastro tespitinden önce miras haklarından bedel karşılığında feragat ettikleri, bedelin davalılardan İsmail tarafından ödendiği, tarafların bu işlemi ispatını sağlamak amacıyla kadastro tespitinden sonra yazılı hale getirdikleri, daha sonra tarafların üst mirasbırakan ...'dan kalan mirası kadastro tespitinden önce aralarında taksim ettikleri, bu taksim sonucunda davacıya dava dışı 131 ada 6 parsel sayılı taşınmazın isabet ettiği, bu taşınmazın kadastro tespitinden önce davacı tarafından dava dışı ...'a satıldığı ve İrfan adına tescil gördüğü, taraflar arasında kadastro tespitinden önce yapılan taksimin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle tapu iptali tescil ve terditli tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili, senetlerin kadastrodan sonra düzenlendiğini, davalı tanığı olarak dinlenen tarafların halası ...'nin senet karşılığında para almadığını ikrar ettiğini, bütün yeğenleri paylaşsınlar diye imza verdiğini beyan ettiğini, dolayısıyla ...'nin payının davalı ... tarafından satın alınmasının söz konusu olmadığını, bir kısım davalı tanıklarının usulsüz biçimde hazırlanan senetlerin düzenlenmesinde yer aldıklarını, keşifte dinlenen tanıkların tespit bilirkişileri olup davalılar ile menfaat birliği içerisinde bulunduklarını, davacı köyde ikamet etmediğinden miras hakkının gasp edildiğini, 131 ada 6 parsele ilişkin olarak davalılar tarafından somut bir delilin ortaya konulmadığını, davacının diğer mirasçılardan az pay almasını gerektiren somut bir durum ya da anlaşmanın bulunmadığını, davacının miras payından vazgeçmesi karşılığında kendisine ödenen veya devredilen taşınır-taşınmaz bulunmadığını, eksik araştırma ile somut olguların yanlış yorumlanması sonucu hukuka aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddeleri.

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Dosya içeriği ve toplanan delilerden; kök mirasbırakan ...'ın 12.11.1975 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak çocukları... ile dava dışı ..., ..., ... ve ...'nin kaldığı,...'in 26.07.1998 tarihinde öldüğü geride mirasçıları olarak davanın taraflarının kaldığı; kadastro sonucu Kandıra ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 176 ada 5 ve 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, 176 ada 5 parsel satış sonucu dava dışı ... adına tescil edildiği; 121 ada 84 ve 399; 176 ada 2; 181 ada 43; 190 ada 11 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... tespit ve tescil edildikten sonra, bu taşınmazlardan 121 ada 84 parsel dava dışı ...’e, 176 ada 2 parsel dava dışı ...’a ve 181 ada 43 parsel dava dışı ...’a satılarak bunlar adına tapuya tescil edildiği; 121 ada 85,90 ve 398; 190 ada 12 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edildikten sonra bu taşınmazların tümü dava dışı ...’e satılarak onun adına tapuya tescil edildiği; 121 ada 86,110,397 ve 400; 176 ada 15; 177 ada 17 ve 190 ada 14 parsel sayılı taşınmazlar hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edildikten sonra bu taşınmazlardan 121 ada 86,397 ve 400 parseller dava dışı ...’e, 121 ada 110 parsel dava dışı ...’e ve 176 ada 15 parsel ise dava dışı...’a satılarak onlar adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye 346,90 TL

temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.