SAYISI: 2023/İHK-12443

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 42.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebep olduğu ve plakası alınamadığı iddia edilen aracın varlığının kanıtlanamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince; kazaya sebep olduğu ve plakası alınamadığı iddia edilen aracın varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

A. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili; davacının meydana gelen kazada yaralandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosyadaki kaza ve ifade tutanakları incelendiğinde kazaya sebep olduğu iddia edilen faili meçhul aracın polis raporlarında tespit edilemediği, ilgili aracın sadece şahıs ifadesinde geçtiği anlaşılmıştır.... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 93817318 no'lu tahkikat evrakında “olayın meydana geldiği yerde herhangi bir kazaya, araca ya da olaya ait iz ve emareye rastlanmadığı, olayı gören herhangi birinin olmadığı, olay yerini gösterir kamera sistemi bulunmadığı” belirtilmiştir. Dosyaya ekli bilirkişi raporunda ise kanıta dayanmadan “sürücü ifadesinden yararlanılarak ...” şeklinde bir ifade ile değerlendirme yapılmıştır. Mevcut başvuruda, kazaya sebep olduğu ve plakası alınamadığı iddia edilen aracın varlığının kanıtlamadığı, bu araçla ilgili başvuranın ifadesi haricinde bir veri bulunmadığı, başvuranın yaralanmasına yol açan olaya faili meçhul bir aracın sebebiyet verdiğine dair elverişli delillerle usulüne uygun başvuru yapılmadığı değerlendirilerek delil kapsamına göre başvurunun usulden reddine karar verilmiştir” şeklinde hüküm kurulmuştur. Somut olayda kazaya sebep olan araçla ilgili başvuranın ifadesi dışında bir bilgi ve emareye rastlanılmadığından...." gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını, genel adli muayene raporu ile bu hususun sabit olduğunu, davacının 112 ekibi tarafından hastaneye sevk edildiğini, savcılık soruşturması kapsamında daimi arama kararı verildiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası iddiası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 Sayılı Kanunun 14 üncü ve 30 uncu maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ncı maddesi, ... Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Davacı vekilince, davacıya sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması nedeni ile meydana geldiği iddia edilen kazada davacının yaralanmasına ilişkin olarak eldeki tahkim başvurusu yapılmıştır. Davalı vekili, plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi iz ve delilin bulunmadığını, kazanın, plakası tespit edilemeyen aracın çarpması ile oluştuğuna dair bir dayanağın bulunmadığını savunmuştur. Bu konudaki ispat külfeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ncı maddesi uyarınca davacı tarafa aittir.
Somut olayda, kazanın 19.08.2020 tarihinde meydana geldiğinin iddia edildiği, davacının kazadan 2 gün sonra polis merkezine gidip şikayetçi olduğu, davacının şikayetinde motosikleti ile seyir halinde iken kendisine birşey çarptığını, kendisine neyin veya kimin çarptığını bilmediğini, kendine geldiğinde hastanede olduğunu farkettiğini beyan ettiği, davacının olay yerine gelen 112 ekibi ile hastaneye sevk edildiği, hastanede genel adli muayene raporunun düzenlendiği, raporda yaralanmanın trafik kazasına ilişkin olduğunun belirtildiği, kaza nedeniyle genel vücut travmasının olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacıya plakası tespit edilemeyen bir aracın çarptığı, davacının trafik kazası nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır. Buna göre davalı ... Hesabının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.