İstinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/6390 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır

B. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli ve 2018/226 Esas, 2018/450 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsubuna, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 07.01.2020 tarihli ve 2019/78 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca değer azlığı yönünden bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
Mahkûmiyete yetecek somut bir delil olmadığı,

Beraat kararı verilmesi gerektiği,
Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Mağdurun marketine gece saat 23.00 sıralarında iki sanığın birlikte girdiği önce alışveriş bahanesiyle birkaç parça eşya siparişi verdikleri daha sonra sanık ...'ın sopa ile mağdurun göz kısmına vurduğu, sanık ...'ın ise dipçikli tüfeği mağdura doğrulttuğu, sanık ...'ın iş yerindeki para konulan çekmeceye uzanarak 500,00 TL parayı aldığı ve birlikte iş yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

2. Mağdurun sanıkları tam ve kesin olarak teşhis ettiği, 15.02.2018 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ve 21.02.2018 tarihli canlı teşhis tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun tespit edildiği 02.02.2018 tarihli genel adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği, 26.10.2018 tarihli mağdur beyanı ile anlaşılmıştır.

5. Sanıkların isnat edilen suçlamayı ikrar ettikleri görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1.Tebliğnamede Yer Alan, 5237 Sayılı Kanun'un 150 nci Maddesinin İkinci Fıkrasının Uygulanması Gerektiğine İlişkin Görüş Yönünden
Mağdurun soruşturma ve kovuşturmada alınan tutarlı beyanlarına göre zararının 400,00 TL ile 500,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasında hukuki bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Sanık Müdafinin Mahkûmiyete Yetecek Somut Delil Bulunmadığı, Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebeplerine Yönelik Yapılan İncelemede
Sanıkların ikrar içeren savunmaları, mağdurun tutarlı beyanları ve Olay ve Olgular bölümünün (A) paragrafının 2 numaralı bendinde bilgilerine yer verilentutanaklar, 3 numaraı bendinde belirtilen rapor ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik aykırılık bulunmamıştır.

3. Alt Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hâkime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında Mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde sanık hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin Birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentlerinin tatbik edildiği, aynı maddenin birden fazla bendinin ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla ilgili maddede yer alan ceza bakımından alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 07.01.2020 tarihli ve 2019/78 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Yasa'nın 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.