İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2017/208 Esas, 2021/38 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/587 Esas, 2021/867 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Tape kayıtlarında geçen H. U. dinlenilmeden eksik incelemeyle karar verildiğine,

2.Hukuka aykırı elde edilen delillere dayanıldığına, eksik araştırma ile karar verildiğine,

3.Sanık hakkında aralarında öncelik-sonralık ilişkisi olan iletişimin tespiti ve fiziki ve teknik takibinin yapılması tedbirlerinin aynı aynda uygulanamayacağına,

4.Gizli tanık beyanının hukuka aykırı elde edilmiş olup hükme esas alınmayacağına, buna dayanılarak başvurulan iletişimin tespiti tedbiri sonucunda elde edilen tapelerin de hükme esas alınamaycağına, savumaya gizli tanığa soru sorma hakkının tanınmadığına, beyanın içerik olarak da doğruyu yansıtmadığına,

5.Sanığın savcılık talimatı olmadan, adli arama ve el koyma kararı olmadan ve kayda alınmış bir ihbar dahi olmadan hukuka aykırı bir şekilde yakalanıp arama yapıldığına, sanığın üstü ve aracının aranmasının önleme araması kararına dayandığına, arama ve el koyma kararı hakimlikçe onaylanmadığına, sadece dijital materyallere savcılık talimatı ile el konulduğu şeklinde bir tutanak tanzim edilip, diğer bulgular için böyle bir talimat alınmadığına, dolayısıyla zaten sanığa ait olmayan not pusulasına hukuka aykırı bir şekilde el konulduğuna,

6.Suçun oluşmadığına,

7.İlk Derece Mahkemesince tape kayıtları ve gizli tanık beyanı arasında ne şekilde bağ kuruduğunun açıklanmadığı,

8.Sanık hakkındaki derdest dosyanın getirtilerek buna göre değerlendirme yapılması gerektiğine,

9. Cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin gerekçelendirilmediğine,

10.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/587 Esas, 2021/867 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.