Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli kararı ile sanığın hakaret suçundan beraatine, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, duruşmalı yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın cinsel saikle hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığından 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkeme hakiminin taraflı davrandığına, katılanın beyanlarının dikkate alınmadığına, sanığın katılanı zorla eve götürmediğine, mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılanın uzun süredir sevgili oldukları, katılanın sanıktan ayrılmak istediği ancak sanığın kabul etmediği, olay günü de bu konuyu konuşmak için buluştukları, sanığın aracıyla katılanı ailesine ait bağ evine götürdüğü, katılanın eve girmek istememesi üzerine sanığın katılanı darp ederek zorla eve soktuğu, tarafların gece evde kaldıkları, bu sırada sanığın katılanı darp ettiği, ertesi gün jandarma görevlilerine giderek ifade verdikten sonra sanığın katılanı evinin yakınlarına bırakmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın cinsel amaçla cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, sanık hakkında cinsel amaçla cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
1. Dosyanın incelenmesinde; katılanın ve tanıkların aşamalarda verdikleri ifadeler, sanığın savunmaları, kolluk tutanakları ve katılana ait adli muayene raporu ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/155 Esas sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.