Mahkumiyet

Katılan ... vekilinin temyize cevap dilekçesi ile 06.05.2008 tarihinde yapmış olduğu temyiz başvurusundan feragat ettiği kabulü ile yapılan incelemede;

1-Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozma üzerine, yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda senetlerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmaması karşısında aynı anda düzenlendiklerinin kabulü gerektiği cihetle, 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,

2- Suça konu 4 adet sahte senet aslının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Yasaya göre kurulan mahkumiyet hükmünün 1,2 ve 3. paragrafları kaldırılarak" yerlerine; sanıkların "resmi belgede sahtecilik suçundan lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca alt sınırdan 2'şer yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca cezalarından 1/6 oranında indirim yapılarak 1'er yıl 8'er ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıkların 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yeralan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına" ibareleri yazılmak ve hüküm fıkrasının 17. paragrafında yer alan “… 5237 sayılı TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesi, “ ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- Sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.