Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞleri: Ret, onama

Şikayetçi vekilinin temyizi yönünden; şikayetçi sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyizi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/703 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun), 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, hafifletici sebepler olmasına rağmen fahiş ceza verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına,

2. Şikayetçi vekilinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Suça konu tamamen sahte oluşturulmuş çekin sanık tarafından birinci ciranta olarak imzalanmak suretiyle önceden doğan borcuna karşılık şikâyetçi... verildiği, çekin son ciranta tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında;... isimli kişiye 4.000,00 TL değerinde patates sattığını,...'in de ticari ilişki içinde bulunduğu bir yemek fabrikasından kendisine suça konu 22.000,00 TL bedelli çeki düzenlettirdiğini, çeki kendisinin ciroladığını ancak almadığını ve ...'e geri verdiğini, ...'in kendisine 2.000,00 TL verdiğini kalan 2.000,00 TL'sini de alamadığını, bu şahıstan şüphelenmediğini, ona güvendiği için çeki ciroladığını suç işleme kastının olmadığını beyan etmiştir.

3. Grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişiden alınan 13.11.2013 tarihli raporda; ... adına atılı bulunan ciro imzasının sanığın eli ürünü olduğu, çekin ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin yazı ve rakamlar ile keşideci imzasının sanık ve çekte imzası bulunan diğer cirantaların eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.

4. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, sanık savunması, katılanların beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın suça konu çeki aldığı yeri ispatlayamadığı, bilirkişi raporuna göre, birinci ciranta imzasının sanığa ait olduğu, bu şekilde sanığın sahte çeki cirolayarak tedavüle koymak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

A. Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

1. Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek şekilde meydana gelen somut bir zararın bulunmadığı gözetilmeden "işlenen suçtan dolayı meydana gelen zararın karşılanmamış olması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydına göre engel sabıkası olduğu anlaşıldığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
a) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
b) Güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayan, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi ve
c) Adli emanetin 2013/2671 sırasında kayıtlı suça konu çekin akıbeti hakkında karar verilmemesi
dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Kayseri (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/703 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Kayseri (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/703 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün 5 numaralı paragrafının tamamen çıkartılarak yerine, "uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına", 6 numaralı paragrafında bulunan "1 yıl" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 8 ay", ibarelerinin yazılmasına ve 9 numaralı paragrafından sonra gelmek üzere "Adli emanetin 2013/2671 sırasında kayıtlı suça konu çek aslının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi, diğer paragraf numaralarının buna göre yeniden düzenlenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.