Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında daha önce 16.11.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasten bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde bu kez de hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olması karşısında mahkemenin delilleri kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığından ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/6-1232-2013/106 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan suç konusu malları sattığı kişiyi bildirmesi sonucu satın alan kişiden alınmasının TCK'nın 168. maddesi anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı, ancak sanığın çaldığı malı satması nedeniyle haksız biçimde sağladığı kazancı iade etmesi halinde TCK'nın 168. maddesi anlamında bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olacağı, çaldığı malları sattığı kişiyi bildirmekle yetinen ancak satıştan elde ettiği kazancı iade etmeyen sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle anılan madde uyarınca indirim yapılması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Şikayetçiye ait işyerinin gündüz vakti herkesin serbestçe girip çıkabileceği, kapısı açık bir kıraathane olması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, hatalı değerlendirmeyle sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden istem gibi BOZULMASINA, 01/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.