Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2009/356 E., 2019/256 K.

BİRLEŞEN DAVA: Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/721E-2015/261K

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... AŞ vekili ve davalı ... Tic. AŞ tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı ... için 8.754,37 TL, davacı ... için 14.838,06 TL, davacı ... için 200,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup anılan davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarların 6100 sayılı 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ...Ş.'nin anılan davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... AŞ vekilinin asıl davada davacı ...'a ilişkin temyiz dilekçesinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 28.03.2007 tarihinde davalı ...Ş’ye Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı ... İnş. Taah. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile davalı Finans Sigorta A.Ş’ne Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, bir kısım davacıların murisi sevk ve idaresindeki aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucunda davacılardan ...'ün eşi, ve ...’ûn babası ile davacılar ...,, ..., ... ve ...’ûn anne ve babaları ... ve ...’ün hayatını kaybettiğini, bu suretle davacıdan maddi ve manevi zarara uğradıklarını, tedavi ve defin gideri yapmak zorunda kaldıklarını belirterek her bir sigorta şirketinden azami teminat limiti ile bağlı kalınarak ve poliçeler kapsamında maddi hasar, tedavi gideri, yaralanma ve ölümler için "her müvekkili ve çocukları için ayrı ayrı olmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00'er TL’den 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Şirket ve davalı şahıslar yönünden müvekkillerinin ve çocukları için ayrı ayrı olmak ve maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00'er TL’den 8.000,00 TL maddi tazminat, 400.000,00 TL manevi tazminatm kazanın meydana geldiği tarihten itibaren davalılardan işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.11.2014 havale tarihli dilekçesi ile her bir davacı yönünden talep edilen 1.000,00'er TL maddi 50.000,00'er TL manevi tazminat talep edildiği açıklanmış; 02.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için 150.857,93 TL, davacı ... için 8.754,37 TL ve davacı ... için 14.838,06 TL'ye maddi tazminat talebi artırılmıştır. Tazminat ile yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı taraflara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; aynı kazada yolcu olan ' nün öldüğünü, murisin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, müvekkillerinin müteveffa ' ın eşi, kızı ve torunları olduklarını, müteveffanın eşi 'in ev hanımı olduğunu, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/356 esas sayılı dosyasında aynı olayla ilgili görülen dosyadaki kusur oranının tespitine ilişkin değerlendirmeler dikkate alınıp yeniden kusur raporu alınmasına gerek olunmaksızın davacı ... için 17.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, yine davacı ... için 22.500,00 TL manevi, davacılar ve için 15.000,00'er TL manevi, davacılar,,, ve için 6.000,00 'er TL manevi olmak üzere toplam 82.500,00 TL manevi tazminatın davalılar Haluk ve Akdeniz Petrolleri A.Ş.' den 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ceza mahkemesinde tespit olunan kusurun hukuk hâkimini bağlamayacağını, ceza mahkemesinde araç sürücüsü ...'ün tam kusurlu olduğuna ilişkin kusur nispetini kabul etmediklerini, davacıların maddi zarar istemlerinin poliçe kapsamında Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini, maddi tazminat miktarından davacılara yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... (Fiba) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olay nedeniyle müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, sosyal sigorta kurumları tarafından davacılara yapılan ödemelerin mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek yönünden mahsubunu talep ettiklerini, davada sigortalı araç sürücüsü ün kusurlu olabileceğinden bahisle, bu sürücünün kusur oranına isabet eden miktarın müvekkilinden talep edilmekte olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun ancak zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının tazmini ile sınırlı bulunduğunu, somut olayda kusurlu olarak hayatını kaybeden sürücü destek görenlerin taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, diğer davacıların araçta yolcu olarak bulunan şahsın ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrüdünün oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş; birleşen davada 23.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile birleşen davada talep edilen maddi tazminata karşılık 05.02.2015 tarihinde toplam 18.000,00 TL ödeme yapıldığını bildirerek dilekçesi ekinde havale dekontunu ve “İbraname - Feragatname”yi sunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin trafik sigorta poliçesi nedeniyle sorumluluğunun müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere poliçe teminat limiti ile sınırlı bulunduğunu, poliçedeki sorumluluklarının kişi başına bedeni zararlarda 57.500,00 TL olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2009/356 esas sayılı asıl dava yönünden; davacı ..., ..., ... ve ...'ün her biri için 100'er TL'den toplam 400 TL tedavi gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, ... için istenen 200 TL araç hasarı tazminatının kabulüne, 200 TL'nin davalı ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen, 13.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı ..., ... ve ... için, (her bir davacı için 200,00'er TL) istenen araç hasarı taleplerinin reddine, davacı ... için araç hasarı dışındaki diğer maddi talepleri yönünden Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1730 sayılı dosyası ile karar verilip ödeme gerçekleştirildiğinden, bu dosyada sigorta şirketleri hakkında açılan maddi tazminat talebinin ödeme nedeniyle konusuz kaldığı için bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 150.857,93 TL, davacı ... için 8.754,37 TL, davacı ... için 14.838,06 TL olmak üzere toplam 174.450,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının, dava dilekçesindeki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen ve davalı ... şirketlerinden temerrüde düştükleri 13.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı olarak, diğer davalılar ... ile Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret AŞ'den ise olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, ancak 30.11.2015 tarihinde yapılan 7.000 TL ön ödemenin toplam alacaktan ödeme tarihi itibariyle mahsubuna, mirasçıları, ve ...'ün her birine ayrı ayrı müteveffanın kusur durumu gözetilerek 20.000'er TL'den toplam 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve Akdeniz Petrolleri AŞ.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...,, ..., ...'ın anneleri ün ölümü nedeniyle ayrı ayrı 15.000'er TL ve babaları ...'ün ölümü nedeniyle 15.000'er TL manevi tazminat talebinin, davalılar ... ve Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret AŞ'den olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren, müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline (toplam 120.000 TL manevi tazminat), davacı ...'ün babası ...'ün ölümü nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret AŞ'den olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren, müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline, Birleşen Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/721 Esas Sayılı Dosyası Yönünden; davacı ...'ün müteveffa eşi ...'ün vefatı nedeniyle istediği destekten yoksun kalma tazminatı, sigorta şirketi tarafından ödendiğinden konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, ...'ün manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın, (diğerleri için manevi tazminatın kabulü ile) ...'ün çocukları, ...'ın manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ayrı ayrı 15.000'er TL manevi tazminatın, torunları ...,, ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ayrı ayrı 6.000'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt Ve Ticaret A.Ş.'den olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline, (toplam 80.000 TL manevi tazminat)

karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili ve davalı ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... İnş Taah ve Tic AŞ vekili istinaf dilekçesinde; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline atfedilen kusur oranına bakıldığında mahkeme tarafından kabul edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, gerekçeli kararın eksik inceleme ile kurulduğunu, müteveffa asıl kusurlu sürücünün kusur değerlendirmesinin yapılmaması nedeniyle hukuka yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, mahkeme kararının gerekçesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların talep ettikleri alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.

Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın dava konusu sigortalı aracın sürücüsü olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun değiştirmiş olduğu görüşü doğrultusunda kendi kusuru ile vefat eden sürücünün zararından işletenin sorumlu tutulması nasıl mümkün değil ise müvekkili şirketin de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin işletenin sorumlu olmadığı bir hususta sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin yalnızca sigortalı aracın kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, yargılama aşamasında kusur oranlarına dair iki raporun dosyaya kazandırıldığını, adeta birisi seçilerek hükme esasa alındığını, oysa iki çelişkili rapor arasındaki belirsizliğin giderilmesi gerektirdiğini yerel mahkeme kararında yargılama gideri ve vekalet ücretlerine dair kurulan hükmün de hatalı olduğunu, zira dava dosyasında birden fazla davalı olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca kaza tarihinde geçerli teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, her ne kadar müşterek müteselsil sorumluluk bulunmaktaysa da yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin müvekkilinin sorumluluk payına göre ayrıştırılmamasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketlerinin poliçe limit miktarlarının hüküm fıkrasında belirtilmemesinin hatalı olduğu, manevi tazminatın tarafların yakınlığı, kusur durumu, kaza tarihi gözetildiğinde bir miktar fazla olduğunu belirtilerek davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, ana dava yönünden; davacı ..., ..., ... ve ...'ün her biri için 100'er TL'den toplam 400 TL tedavi gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, ... için istenen 200 TL araç hasarı tazminatının kabulüne, 200 TL'nin davalı ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen, 13.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı ..., ... ve ... için, (her bir davacı için 200,00'er TL) istenen araç hasarı taleplerinin reddine, davacı ... için araç hasarı dışındaki diğer maddi talepleri yönünden Ankara 6. Asliye Ticaret Mah.nin 2014/1730 sayılı dosyası ile karar verilip ödeme gerçekleştirildiğinden, bu dosyada sigorta şirketleri hakkında açılan maddi tazminat talebinin ödeme nedeniyle konusuz kaldığı için bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 150.857,93 TL, davacı ... için 8.754,37 TL, davacı ... için 14.838,06 TL olmak üzere toplam 174.450,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının, dava dilekçesindeki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen ve davalı ... şirketlerinden temerrüde düştükleri 13.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı olarak, diğer davalılar ... ile Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'den ise olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, ancak 30.11.2015 tarihinde yapılan 7.000 TL ön ödemenin toplam alacaktan ödeme tarihi itibariyle mahsubuna, mirasçıları için 20.000 TL, ve ...'ün her birine ayrı ayrı müteveffanın kusur durumu gözetilerek 15.000'er TL'den toplam 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve Akdeniz Petrolleri A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...,, ..., ...'ın anneleri 'ün ölümü nedeniyle ayrı ayrı 15.000'er TL ve babaları ...'ün ölümü nedeniyle 15.000'er TL manevi tazminat talebinin davalılar ... ve Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'den olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline, (toplam 120.000 TL manevi tazminat) davacı ...'ün babası ...'ün ölümü nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'den olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren, müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline, Birleşen Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/721 esas sayılı dosyası yönünden; Davacı ...'ün müteveffa eşi, ...'ün vefatı nedeniyle istediği destekten yoksun kalma tazminatı, sigorta şirketi tarafından ödendiğinden konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, ...'ün manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın, (diğerleri için manevi tazminatın kabulü ile) ...'ün çocukları, ...'ın manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ayrı ayrı 15.000'er TL manevi tazminatın, torunları ...,, ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ayrı ayrı 3.000'er TL, manevi tazminatın davalılar ... ve Akdeniz Petrolleri İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'den olay tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... AŞ temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, 28.03.2007 tarihinde davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçeleri ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçların karıştığı çift taraflı kazada ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, araç hasar bedeli ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel şartları, Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51,53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri,

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalı ... AŞ tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin Yeni Genel Şartlar öncesinde tanzim edilmiş olması ve destek sürücü 'ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması karşısında, olayın 01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce 28.3.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacak olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1-Davalı .... vekilinin davacılar ..., ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2-Davalı ... AŞ vekilinin davacı ...'e yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.