Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.10.2020 tarihli ve 2016/265536 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesinde usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilen karara karşı gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin ısrarlı ve samimi anlatımlarda bulunduğu, tanıklar, suça sürüklenen çocuk ve annesi ile katılan mağdure ve annesinin beyanlarının örtüşmediği, bu sebeple çelişkilerin giderilmeden karar verildiğine ilişkindir.
Mahkemece; ''Olayın 3 ay gibi uzun süre açığa çıkarılmamış olması, bu hususun mahkememizce haklı bir nedene dayanmadığı yönündeki kanaati kapsamında ssç nin aksi ispat edilemeyen savunmaları dışında suça sürüklenen çucuğun üzerine yüklenen suçu işlediğine dair bu suçtan mahkumiyetine yeter derecede vicdani kanaat oluşturacak her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyip suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun bu nedenle sübut bulmadığına vicdanen kanaat getirilmiş olmakla 'şüpheden sanığın yararlandırılmasına ilişkin' genel ilke gözetilmek suretiyle suça sürüklenen çucuğun müsnet suçtan beraatine...'' şeklinde kabul ile beraat hükmü kurulmuştur.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.