Sanık ... hakkında 298 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan dolayı açılan kamu davasında herhangi bir karar verilmemiş ise de, yerel mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet, sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, inceleme dışı bırakılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen sanık ... hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılanlar ... ve... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2018 tarihli ve 2016/84 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılanlar ... ve...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2018/4119 Esas, 2020/1153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ile Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan ... ve... vekilinin temyiz sebepleri, gerekçenin yetersiz olduğuna, ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının hatalı olduğuna, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine,
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, tasarlama olduğuna, ceza verilmesine yer olmadığı kararının hatalı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Genel seçimlerin yapıldığı olay günü, sanık ...'in, arazisinde traktörü ile çalıştığı esnada, katılanlar... ve ... ile temyiz dışı sanık ...'in traktörle ...in yanına gelerek onun arazisi içerisinde ve traktörünün önüne geçip ...i durdurdukları, ...'in elinde silah olarak nitelendirilen ve sonradan olay yerinde ele geçirilen sopanın bulunduğu, ..., ... ve ...'in, ...e saldırıp ... tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde darp ettikleri, bunun üzerine sanık Esas No: 2022/6908
...in tabanca ile uzak mesafeden ... ve...'e üç el ateş ettiği, bu ateş sonucu ...'nin batın altı epigastrik bölgeden ... tehlike geçirecek ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı, katılan ...'in ise yaralanmadığı olayda, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunun anlaşılması ve katılanda meydana gelen yaralanmaların niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleminin silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu, her ne kadar taraflar arasında silahlar bakımından bir eşitsizlik bulunsa da üç kişinin bir kişiye karşı sopa ve değneklerle saldırması akabinde silahın ateşlenmesi şeklindeki katılanlara yönelik eylemlerin; meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılmasıyla gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık hakkında kasten yaralama suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
2. Adli raporlar, olay yeri inceleme tutanağı, basit krokisi, uzmanlık raporları, sanığın savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları dava dosyası kapsamında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
A. Katılan ... ve... vekili ile katılan ... vekilinin temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin saptanamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanığın kavganın hareketli ortamında hedef gözetme imkanının olmaması, katılan ...'nin tek isabetle yaralanması, katılan ...'in ise yaralanmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu, suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde ve üç kişinin sopa ile sanığa saldırması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşullar oluştuğundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Düzeltme nedeni yönünden;
Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm fıkrasında maddi hata ile "katılan ..." yerine "katılan ..." yazılması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
A. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair
bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası Esas No: 2022/6908
kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık ... müdafiilerinin bu suça yönelen temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanık hakkında, hakaret ve tehdit suçları için öngörülen cezaların türü ve miktarları dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararlarının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekillerinin bu suçlara yönelen temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve...'e karşı kasten yaralama suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... ve... vekili ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2018/4119 Esas, 2020/1153 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün L bendindeki "katılan ...'a" ibaresinin "katılan ...'ya" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.