Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Anayasa'nın 40/2,5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanık ...'ün yüzüne karşı verilen kararda, yasa yoluna başvuru konusunda, kararda temyiz süresinin sanık müdafiine tebliği ile başlayacağı belirtilerek yanıltıcı ifade kullanıldığının anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kartal 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2011 tarihli 2009-1615 esas 2011-56 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 141/1, maddesinde yazılı ''hırsızlık'' suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkaları olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.