Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.06.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davaya konu taşınmazın arsa vasfında, hazinenin mülkiyetinde olduğunu, tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesi olduğunu, ancak yasa ile belirli koşulların varlığı halinde sahibine verilecek, tapuya esas teşkil eden bir belge niteliği taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, davacı Sabri ... adına 16.04.1987 tarihinde Aksaray Belediyesi tarafından 337/1 parsel sayılı taşınmazda 400m2 yer 2981 sayılı Kanun uyarınca tahsis edilmiştir. Dava konusu 337 ada 1 parselin ada değişikliği ile 1341 ada 1 parsel olduğu ve imar sonucu 14.3.2014 tarihinde de ... adına tescil edilerek kaydına davacı lehine tahsis şerhinin taşındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın tapu maliki ... ile birlikte tahsis kararını veren ... Belediyesine de yöneltilmesi gerektiği düşünülmeden eksik taraf teşkili ile sonuca ulaşılması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.