Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.03.2013 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan araç ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ve malikinin davalılar ... ve ..., trafik sigortası olmayan karşı aracın sürücüsü ve malikinin davalılar ... ve ... olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL işgücü kaybı ve 3.950,00 TL bakım masrafı olmak üzere toplam 4.950,00 TL maddi tazminatın davalılar Axa Sigorta A.Ş. ve ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar Axa Sigorta A.Ş. ve ... haricindeki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili 30.10.2017 tarihli dilekçesi ile davalılardan Axa Sigorta A.Ş. hakkındaki davalarından feragat ettiklerini, diğer davalılar ile olan davalarını ise geri aldıkları beyan etmiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 29.05.2018 tarihli celsede taraflardan gelen olmadığı, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşma saatinde hazır olmadığının görüldüğü, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin mazeretlerini belgeleyen belge sunmamış olduğu, mazeretli sayılma istemlerinin reddine karar verildiği, 29.05.2018 tarihi itibariyle taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından açılan davanın takip edilmediği, başvuruya bırakıldığı ve yenilenmediği, 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılacağı ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılması gerektiği gerekçesiyle davanın 08.09.2018 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacılar vekilinin 30.10.2017 tarihli dilekçesi ile davalı ...Ş yönünden davadan feragat ettiğini, bu nedenle davalı ...Ş yönünden davanın tefrik edilerek feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı HMK'nın 150 inci maddesi uyarınca taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılması, davanın üç ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar vekilinin 30.10.2017 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davadan feragat ettiğini, bu nedenle davalı ... yönünden davanın tefrik edilerek feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan karşı aracın karıştığı, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kalması sebebiyle talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, aynı Kanunun 150,307,309,310 ve 311 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
6100 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinde; “(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”, 309 uncu maddesinde “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”, 311 inci maddesinde “(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükümleri bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde ise; “ (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek: 22.7.2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek: 22.7.2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin 30.10.2017 tarihinde verdiği dilekçe ile davalılardan Axa Sigorta A.Ş. hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Şu halde; İlk Derece Mahkemesince, yukarıdaki yasal düzenleme göz önünde bulundurularak, davacının davalılardan Axa Sigorta A.Ş. hakkındaki davasının tefrik edilerek anılan davalı yönünden davacı vekilinin feragat beyanına göre yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
1.Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.