Hükümlülük

Olay yeri tespit tutanağı, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, önceye dayalı husumet nedeniyle katılanın evinin önünde bulunan aracına av tüfeğiyle ateş ederek zarar vermekten ibaret eylemin, belli bir kişiye yönelik olması nedeniyle silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık ... hakkında tekerrür uygulanmasında hükümde gösterilen tekerrüre esas sabıkalarından en ağırının infaz sırasında dikkate alınması mümkün görülmüş, TCK.nun 106/3 maddesindeki hüküm gözetildiğinde, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıkların, bir sebebe dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanıkların yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına yönelik bölümler çıkartılarak yerine ''Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-3 madde ve fıkraları uyarınca, (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar, madde ve bentlerde sayılan diğer haklardan ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına'' yazılmak suretiyle hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.