SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2015/253 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35,62,52,53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba,
Karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
1. Mahkemece; sanığın, F.G.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenen ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile katılan bankanın Florya Şubesine gidip F.G.nin hesabına ait telefon numarasını güncellemek istediği, banka çalışanlarının şüphelenerek polisi aradıkları ve sanığın yakalandığı, alınan uzmanlık raporuna göre suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirlendiği, F.G.nin telefon numarasını güncellemekteki kastının hesaba ait şifrelerin değiştirilip, telefon ve internet bankacılığı üzerinden hesaptan para çekebilmek, havale, eft yapabilmek, kredi vs. bankacılık işlemleri yapabilecek duruma gelmek olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu nüfus cüzdanının örneği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, tanık F.A.nın beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, F.G.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenen ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile katılan bankanın Florya Şubesine gidip F.G.nin hesabına ait telefon numarasını güncellemek istediğinde yakalandığı olayda, Mahkemece, F.G.nin telefon numarasını güncellemekteki kastının hesaba ait şifrelerin değiştirilip, telefon ve internet bankacılığı üzerinden hesaptan para çekebilmek, havale, eft yapabilmek, kredi vs. bankacılık işlemleri yapabilecek duruma gelip nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemek olduğu gerekçe gösterilerek, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilip sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, iddiaya konu eylemin hazırlık hareketi niteliğinde olduğunun ve icrasına varmadan sona erdiğinin toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/253 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/253 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.