Sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıkların beraatlerine

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kayden 18.03.1993 doğumlu olup suç tarihi ile beyanının alındığı 13.03.2012 duruşmada onbeş yaşından büyük olan mağdurenin sanıklar haklarında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi usulsüz verilen katılma kararı da temyiz hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ... müdafiin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik vekalet ücretiyle sınırlı temyiz isteminin incelenmesine gelince;

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık hakkında beraat kararı verildiği halde lehe vekalet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz isteminde bulunulmuş ise de, aynı davada yargılandığı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan görülen kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesi karar verilen sanıkla ilgili olarak müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmayıp bu kapsamda beraat ettiği suç yönünden vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.