TCK.’nın 157/1,43,62,52/1-4,53/1-2-3 Maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanlardan ...'nin ...'ı daha önceden tanıdığı, aralarında elma alışverişi olduğu, katılanların elma yetiştiriciliği yaptıkları, sanık ...'ün ...'dan katılan ...'in telefonunu alarak katılan ... ile elma alışverişi konusunda anlaştıkları, ancak katılan ...’in elinde ki mevcut elma miktarından istenenden az olması nedeniyle katılan ...’in diğer katılanlar ... ve ...’e de haber verdiği ve katılanlar ile sanığın anlaştığı fakat sanığın soyadının ... olduğunu söylediği, ... adına 3 adet belge düzenledikleri ve katılanların teminat istemesi nedeniyle tanık ... tarafından düzenlenen senedi de ... olarak imzaladığı, ancak sanığın borcunu ödemediği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işediğinin iddia edildiği olayda; dairemizin 23/07/2017 tarih ve 2017/2569 E. 2017/8042 K. sayılı bozma ilamı doğrultusunda uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere uzlaşma bürosuna gönderilmesi neticesinde, uzlaşmanın edimli olarak sağlandığı ancak sanığın edimini yerine getirmediği ve 04/12/2017 tarihinde sanığa ödememe protestosu çekildiği ve sanığın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle 18/12/2017 tarihinde katılan ... tarafından uzlaşmadan döndüğüne dair 18/12/2017 havale tarihli dilekçe verdiği ve 09/01/2018 tarihli duruşmada katılanlar ... ve ...’in uzlaşmadan döndüklerinin anlaşılması karşısında, sanık savunması, katılan beyanı ve dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.