Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının gerçekleşmediğine ve mağdurun zararının karşılandığına ilişkindir.

Dava konusu olay, sanığın eşinin adına kayıtlı olup, eşine vekaleten sanığın işlettiği ait "... İletişim" isimli şirketin kullanımında olan telefon numarasını ile katılanın arandığı ve arayan kişinin kendisini banka müşteri hizmetleri temsilcisi olarak tanıtarak, kredi kartının sigorta süresinin dolduğu, kredi kartı bilgilerini bildirmezse her ay kartına 100,00 TL harcama yansıyacağının söylendiği, bu şekilde katılana ait kredi kartı kart bilgileri elde edilip, bu bilgiler kullanılarak katılanın rızası olmaksızın 400,00 TL alışveriş yapıldığı, bu suretle sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın tevilli ikrar yollu savunmaları, banka cevabi yazıları, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, suçun unsurlarını oluşmadığına ve saire yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.

1. Ancak; mağdurun zararının giderilmediğini beyan etmesine karşın, sanığın aşamalardaki beyanlarında mağdurun kredi kartından yapılan harcamanın iade edildiğini savunması ve iadenin 23.09.2014 tarihinde yapıldığına dair dekont fotokopisi sunduğunun anlaşılması karşısında; mağdurun zararının sanığın savunmasında belirttiği şekilde soruşturma aşamasında giderilip giderilmediği tespit edildikten sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 168 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulurken temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının, alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/545 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.