Sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme ve tehdit suçlarından, sanık ...'un ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemece 02.10.2012 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, sanığın 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık kanunî süresinden sonra 16.10.2012 günlü dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından olayın tek görgü tanığı konumunda olup beyanına başvurulması zorunlu olan mağdure...'nın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ifadesinin olmadığı, ifadesinin suçun sübutuna, vasfına ve sanık hakkında tatbik edilecek kanun maddelerine etkisi bakımından önemli nitelik taşıdığı gözetilerek sıkı bir şekilde araştırılıp olay hakkındaki bilgi ve görgüsü tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın aynı Kanunun 325. maddesi uyarınca kararı süresinde temyiz etmeyen sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme de TEŞMİLİNE, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.