Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2013/21 Esas, 2018/339 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de "Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı 2018 yılı itibarıyla 47.530,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır. Somut olayda, temyize konu olayda ecrimisil miktarı 23.875,55 TL olarak belirlendiğinden dava değerinin 2018 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden Mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin, 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle miktar ve değeri 47.530,00 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.