Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında katılanlar ... ile...'e yönelik 25.04.2011 tarihli iddianameyle tehdit suçundan açılan davada kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık ...'nin eşi... ile katılan ... arasında gönül ilişkisi olduğunu öğrenmesi ve aynı apartmanda komşu olmaları nedeniyle ...'nun anne, baba ve kardeşi olan katılanları kastedip onlara duyuracak şekilde yüksek sesle "bu binadan taşınmadılar, binayı onlara dar edeceğim, oğulları cezaevinden yeni çıkmış, onu tahrik edip cezaevine göndereceğim" şeklinde 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2.cümlesinde yer alan tehdit suçunu işlediği olayda, katılanların sanık ...'ye yönelik haksız eylemi olmadığından sanık hakkında aynı Kanunun 29. maddesinin tartışılması gerektiğine ilişkin tebliğnamede yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında birleşen davaya konu 02.05.2011 tarihli iddianame ile katılan ...'ya yönelik tehdit ve sanıklar Murat ile Huriye haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık ...'nin katılan ... ile eşi ...arasındaki görüşmeleri ve mesajlaşmaları öğrenmesi sonrasında katılan ... ile ...'ın, sanık ... ile görüşmek üzere iş yerine gittikleri, sanık ...'nin zorlaması ile katılan ...'nun ...'nin ayaklarına kapanarak özür dilediği, bu anın sanık ...'nin kardeşi olan diğer sanık ... tarafından görüntülü kayda alındığı, sanıklar ... ve ...'ın daha sonra katılan ...'ya "...'dan uzak duracaksın, annen ve baban evi boşaltacaklar aksi halde kaydedilen görüntüleri eşine, annene ve babana gösteririz" şeklinde sarf ettikleri sözlerin 5237 sayılı TCK'nın 107/2. maddesinde yer alan ve "Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması" şeklinde tanımlanan şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık ... hakkında tehdit suçundan hüküm kurulması,
Sanıkların katılan ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri ile sanık ...'nin ...'ya yönelik şantaj eyleminin, ... ile ...'nin eşi ...arasında yaşanan gönül ilişki nedeniyle gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında haklarında 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.