Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Nuriye İpek arasında imzalanan kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı Nuriye İpek'e kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2989 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, icra takibinde gerekli itirazın yapıldığını, esasa ilişkin olarak da borcu kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yerleşim yerinin Ceyhan ilçesi olduğu, dava konusu banka kredisinin Ceyhan Şubesinden çekildiği, kredi ifa yerinin Ceyhan ilçesi olduğu, taraflar arasındaKİ kredi sözleşmenin içeriğinde yetki ibaresinin bulunmadığı, bu nedenle yetkili icra dairesinin Ceyhan olduğu, davalının icra dosyasındaki yetki itirazında haklı olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, bu durumun incelenmediğini, yetki itirazının ilk itirazlardan olduğunu, cevap dilekçesi ile verilmesi gerektiğini, davalının muaccel olan borcunu ödemediği, kefaletinin geçerli olduğunu, kredi türüne göre eş rızasının aranmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından Adana İcra Dairesi'nde başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilip, Ceyhan İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulduğu, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, yetkili icra dairesinde takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, takibin yapıldığı Adana davalının yerleşim yeri olmadığı gibi, sözleşmenin ifa yeri de olmadığı, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı hakkında başlatılan icra takibine icra dairesinin yetkili olmadığından bahisle yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371,6 ncı maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 50,67 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.