SAYISI: 2022/İHK-10086

SAYISI: K-2022/12966

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu araç ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (ZMSS) ile sigortalı olan aracın 30.09.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL hasar bedeli ile 50,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 41.000,00 TL hasar bedeli tazminatı olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usule uygun olmadığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, davacının bilgi verme yükümlülüğüne uygun davranmadığını, kısmi dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını, zorunlu trafik sigortacısı olarak davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olacağını, davacının talebinin fahiş olduğunu, hesaplanacak miktara iskonto uygulanması gerektiğini, kaza tarihi itibari ile eşdeğer parça bedeli ile davalının sorumlu olduğunu, davalının KDV talebinden sorumlu olmadığını, aracın ağır hasar kaydı mevcut olmasına rağmen değer kaybı talebinin yersiz olduğunu, değer kaybı talebinin maddi tazminat limitinin %15'ini aşamayacağını, dolaylı zararların teminat dışı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının ekspertiz raporundan sorumlu olmadığını, kötüniyetli başvurunun reddi gerektiğini ve kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; araçta meydana gelen yedek parça tutarı, işçilik bedeli ve KDV dahil toplam hasar miktarının 06.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre 52.002,75 TL olduğu, davalının zorunlu trafik sigortacısı olması nedeniyle maddi zarar teminat limitinin aşılamayacağı, davacının ıslah hakkını da bu yönde kullandığı, aracın geçmişteki ağır hasar kaydı gözetildiğinde davaya konu hasar sonucu değer kaybının oluşmayacağına kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 41.000,00 TL hasar bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 50,00 TL değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ağır hasar kaydı olan araç yönünden orijinal yedek parça üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplanan miktarın fahiş ve iskontosuz olduğunu, KDV bedelinden davalının sorumlu olmadığını, kusur oranlarının kabul edilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespitinin hatalı olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün en az %50 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ağır hasar kaydı olan araç yönünden orijinal yedek parça üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplanan miktarın fahiş ve iskontosuz olduğunu, KDV bedelinden davalının sorumlu olmadığını, kusur oranlarının kabul edilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespitinin hatalı olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün en az %50 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının maliki olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın 30.09.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen maddi zarar nedeniyle hasar bedeli tazminatı ile değer kaybı tazminatı taleplerine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,89,90 ve 91 inci maddeleri.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.