SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasına
ait kredi veya banka kartının izinsiz kullanılma suretiyle
sağlama, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı,

I. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Başkasına Ait Kredi Veya Banka Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama, Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Kesin nitelikte olan hükümler yönünden itiraz kanun yoluna başvurulabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 13.09.2021 tarihli ve 2021/575 Esas 2021/1609 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazının reddiyle, tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,

II. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen İstinaf İsteminin Esastan Reddine İlişkin Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Hükmolunan kararın türü itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,

5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin, sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ve suçun maddi ve manevi unsurları itibari ile oluştuğuna, sanık ... müdafiinin ise beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
02.02.2016 tarihinde ...'un bizzat Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek yaptığı şikâyette, 2,5 yıldır akciğer kanseri olduğunu ve Şişli Memorial Hastanesi'ne yatırıldığını, ablasının isteği dışında arkadaşları olan ... ve kocası ... tarafından hastaneden çıkarılarak evlerine götürüldüğünü, bu süreçte morfin ilaç kullanıldığını, kendisine bilmediği ilaçların verildiğini, ...'ün kendisini hatırlamadığı bir ... Bankası'na götürerek 450.000,00 TL'sini hesaptan çektiğini, kendisine "Başka bankaya yatırırız daha yüksek faiz veriyorlar" dediğini ancak bu paranın ne olduğunu, nereye gittiğini bilmediğini, ayrıca kendisinden vekaletname alarak rapor alacağız dediklerini, bu vekaletname ile kendisinden evini ve işyerinin aldıklarını, yine ayrıca ...'tan 400.000,00 TL parasının ... tarafından çekildiğini, ...'ün elindeki vekalet ile tüm mal varlığının elinden gittiğini, ablası ...'nın vasisi olması için gerekli işlemleri başlattığını, arkadaşlar olan ... ve kocası ...'in kendisinin hasta olmasından yararlanarak ve kandırarak hastaneden kendisini çıkardıklarını, bu süreçte telefonla konuşmasın engellediklerini ve taşınmazları ile paralarını aldıkları için kendilerinden şikâyetçi olduğunu belirttiği,

...'u hastanede kanser tedavisi gördüğü süreçte sanıklar tarafından ikametlerine götürüldüğü, bu süreçte özellikle 26.10.2015 ve 27.10.2015 tarihlerinde yoğunlaşmak üzere ...'den hem vekaletname alımı yapıldığı, hem de ...'ün bankalardaki para çekim işlemlerinin yapıldığı, taşınmazların satış işlemlerinde öncelikle sanıklar tarafından satış miktarlarının gerçek olarak gösterilmediği ve çok yüksek miktardaki paraların ...'e elden verildiğinin belirtildiği, yine ayrıca bankalardan 1.000.000 TL'nin üzerinde paranın çekildiği, bu paranın bir kısmının ...'ün bizzat çektiğinin, bir kısmının ise ... tarafından çekilerek ...'e verildiğinin belirtildiği ancak ...'ün bu süreçte çok yüksek miktardaki bir parayı nakit olarak elinde bulundurduğunun mağdurun içinde bulunduğu hal ve şartlar nedeniyle mümkün olmadığı, ...'ün bu kısa süreçte iki adet taşınmaz ile iki adet yüksek miktarlı bankadan para çekimi işlemlerini gerçekleştirmesi ve taşınmazların sanıklar ... ve ...'e sanıklar ... ve ...'in iştiraki ile devredilmesi, dosya arasında noter katibi olarak görev yapan sanık ... tarafından, mağdur ...'ün kanser hastalığı bilinerek, hastane ortamında ve evde, rapor aldırılmadan ve nerede düzenlendiği belirtilmeden düzenlenmesi, katılanlar vekili tarafından dosyaya ibraz edilen Adli Tıp Kurumu raporunda ifade tutanağının altında bulunan imzanın mağdur ...'a ait olduğununu belirtilmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, mağdur ...'e verilen ilaçların tedavi amacıyla mı, yoksa tedavi amacı dışında mı verildiği tam olarak tespit edilememesi nedeniyle sanıkların cebir ve tehdit kullanmak suretiyle eylemlerinin gerçekleştirdiklerine yönelik mahkûmiyete yeter nitelikte delil elde edilememiş olsa da, tapu, vekalet ve para transferi ile para çekme işlemlerinin mağdurun savcılıkta alınan ifadesinden de anlaşılacağı üzere mağdurun hastalığı nedeniyle algılama yeteneğinin zayıflamasından yararlanılmak suretiyle hileli hareketlerle gerçekleştirilmesi karşısında sanıkların eyleminin 5237 sayılı Yasa'nın md.158/1-c-f uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17.Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.