Başvurunun esastan reddine
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/582 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/1969 Esas, 2020/1778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. CD'nin incelenmediğine,
3. En fazla hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğine,
4. Mağdura yönelik bir eylemi bulunmadığına,
5. Elinde bıçak olduğuna dair delil bulunmadığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece Mahkemesince, sanık ... Kürt'ün yüzünü kar maskesi ile kapatarak elinde bıçak ile mağdurun çalıştığı iş yerine gelip kasada bulunan 1.500,00 TL para ile reyonda bulunan 80 paket sigarayı aldığı bu şekilde üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin adli raporun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3. Olaya ilişkin görgü tespit ve teslim tutanağı, teşhis tutanağı, CD çözüm tutanağı düzenlenmiştir.
4. Sanık pişman olduğunu beyan etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mağdurun beyanı, sanığın savunması, Olay ve Olgular bölümünün (3) numaralı bendinde bildirilen deliller karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde suçun sübutu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/1969 Esas, 2020/1778 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.