Esastan Ret
Taraflar arasındaki iş kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş, davalı...San. ve Tic. Türk A.Ş. vekili temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiş ise de miktar itibariyle duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma isteminin reddine karar verilerek; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının ... Gıda Dağ. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalışırken 19.04.2013 tarihinde yüksekten düşme sonucunda hiçbir hayat belirtisi göstermeden makineye bağlı yatalak hale geldiğini, bakıcı giderleri, bakım masrafları, tedavi masrafları ve tedavi sürecindeki masraflarının bulunduğunu, iş gücünü tamamıyla kaybetmesi nedeniyle sigortalı ... lehine talep artırım dilekçesiyle beraber maddi tazminat olarak; iş gücü kaybı nedeniyle 42.603,41 TL, bakıcı gideri olarak 104.442,89 TL ile tedavi gideri ve tedavi süreci zararları için 5.000,00 TL manevi tazminat olarak sigortalı lehine 250.000,00 TL, eş Seliha lehine 150.000 TL ve çocuklar ... ve... lehlerine 50.000,00 TL'şer manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
1.Davalı ... Gıd. Dağıtım Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; usul yönünden itirazda bulunduklarını, kazanın oluş şekliyle ilgili beyanlara karşı itirazlarının olduğunu, kaza sonrası işverenin işçinin mağdur olmamasını ve tüm haklarından faydalanmasını sağladığını, işverenin kaza sonrası işçinin ailesine maddi yardım yaptığını, düşmenin işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını, işverene hiçbir sorumluluk yüklenilmemesi gerektiğini, konulan tedbir talebinin kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı...San. ve Tic. Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davalı şirketlerin birbirlerinin yan şirketleri olmadığı gibi farklı işverenler olduğu, aralarında hukuki ve organik bir bağın mevcut olmadığını, davacı işçinin davalı işyerine ait herhangi bir iş yerinde çalışmadığı, davalı şirketler arasında asıl-alt işverenlik olmadığını, davacının maddi tazminat talebini ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacı sigortalı (müteveffa) ... için talep edilen 42.603,41 TL maddi tazminat, 104.442,89 TL bakım ve bakıcı gideri, 80.000 TL manevi tazminat, davacı eş Seliha lehine 35.000 TL, davac çocuklar... ve ... lehlerine ise 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ve tedavi masrafları ile tedavi süreci zararları taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
1.Davacılar vekili dilekçesinde özetle; kaza sebebi ile hükmedilen manevi tazminat miktarı oldukça düşük olup kabulü mümkün olmadığını, bu iş kazasında ise kaza tarihi, müvekkilinin %100 oranında malul olması sebebiyle yıllarca bakıma muhtaç olmuş olması hem de yargılama devam ederken vefat etmiş olması sebepleri ile davalıların kusur oranları dikkate alındığında Yerel Mahkemece hükmedilmiş olan manevi tazminat miktarının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, maddi tazminat yönünden ret kararı olmamasına rağmen davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı...San. ve Tic. Türk A.Ş.vekili dilekçesinde özetle; davacı ...'in diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretilen dondurmaları, distribütör olan diğer davalı ... Gıda’ya konsinye olarak teslim edilmekte olduğunu ve ... Gıda Şirketinin bu ürünleri kendi işçileri ile kendi iş yerinde, satış noktalarına yeniden satmakta olduğunu, bu kapsamda aralarındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olarak kabul edilemeyeceğinden müvekkili şirket hakkındaki davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber kusur oran ve aidiyetinin tespitinin hatalı ve tazminatların fahiş miktarda belirlendiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... Gıda Dağıtım Paz. ve Tic. Ltd. Şti vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde aldığı önlemlerin dikkate alınmadan kusur oran ve aidiyetinin belirlenmesinin hatalı olduğunu, iş kıyafetlerinin giyilmesi için ayrı bir alan, kıyafetlerin asılması için özel dolaplar temin edilmiş olmasına, yedek kıyafet teslim edilmesine karşın davacının, tel örgü üzerine kurutmak için astığı kıyafetinin diğer tarafa düşmesiyle montunu almak için tel örgüler üzerinden atlamasıyla gerçekleşen eylemde davacı sigortalının tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, maddi tazminatın hesabına esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu, ifa amacı taşıyan ev tadilatı gibi ödemelerin tazminat takdirinde gözetilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1,b-1 inci maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1.Davacılar vekili dilekçesinde özetle; sigortalının olay tarihindeki yaşı, genç yaşta komaya girmiş olması ve yatağa mahkum olması, bitkisel hayattan çıkamayarak 6 yıl sonra vefat etmiş olması karşısında sigortalı, eş ve çocuklar için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, reddolan maddi istem olmadığı halde ret vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı... ve Tic Türk A.Ş. vekili kazanın müvekkili işyerinde gerçekleşmediğini, diğer davalı ile aralarındaki distrübitörlük sözleşmesi asıl alt işveren ilişkisi olmadığını, müvekkiline %10 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, ceza davasında illiyet bağının davacı eylemiyle kesildiğinin tespit edildiğini, kararda alınması gereken tedbirlerin etkisi olmadığının tespit edildiğini, hükmolunan manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ..... Gıda Dağıtım Paz. ve Tic. Ltd. Şti vekili dilekçesinde özetle; işyeri sınırlarının dikenli tellerle çevrelendiğini, işçilerin kıyafetlerini koymak için dolaplar temin edildiğini, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı istihdam edildiğini, bu hususta hizmet alımı yapıldığını, davacının tel örgü üzerinden geçmeye çalışması nedeniyle tam kusurlu olduğunu, bahçe kapısından çıkmayı tercih etmediğinin tanık beyanları ile açık olduğunu, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, hükmolunan manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemleri ile sigortalının ağır bedensel zarara uğraması nedeniyle yakınlarının manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, "dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddeleri delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13,16,19,20 ve 21 inci maddeleri, " İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.
A) Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL’lik kesinlik sınırı gözetildiğinde, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın birbirlerinden ayrı ve bağımsız olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı dikkate alınarak davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.
B)Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle dosya kapsamında toplanan delil durumuna göre; manevi tazminat miktarlarının belirlenmesinin hakkaniyete uygun olduğu gibi davacı sigortalı lehine talep olunan tedavi masrafları ile tedavi süresine ait giderlerin reddolması nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu bu kapsamda mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu ve davacılar vekili tarafından temyiz itirazı olarak ileri sürülen hususların istinaf itirazı olarak da sunulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesinin kararında gerekçeleriyle beraber tartışılarak esastan reddine karar verildiği ve anılan temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının HMK 362/1-a maddesi gereğince miktardan REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan harcın davacılardan tahsiline,
4. Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde yatıran davalıya iadesine,
5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.