İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/37 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/15387 Esas, 2020/1196 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak;

Sanık hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık ve müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (sanık lehine) temyiz istemi özetle;

1.Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüte yardım kastıyla hareket etmediğine,

2.Bank ... hesabının okul taksit ödemesi nedeniyle açıldığına, rutin işlemler olduğuna, örgüt liderinin talimatıyla hareket etmediğine,

3.Sanığın savunmasının aksini gösterir delil bulunmadığına ve,

4.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Dosya içerisinde bulunan hesap hareketlerinin incelenmesinden, sanığın ... Katılım Bankası A.Ş'de bulunan hesabının 1999 yılında açıldığının, örgüt liderinin bankaya sahip çıkılması şeklinde talimat vermesinden önce de vadeli/vadesiz hesap açma işlemleri ile para yatırma işlemlerinin bulunduğunun, 04.02.2015 tarihinde açmış olduğu vadesiz hesabını 06.01.2016 tarihinde kapattığının anlaşıldığı, bu itibarla sanığın, bankanın yönetiminin TMSF'ye devrinden çok sonraki tarihe kadar hesabını kapatmadığının tespit edildiği, örgüte yardım suçlarında sanığın bilerek ve isteyerek bu eylemi gerçekleştirmesi gerektiği, sanığın rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, somut olayda sanığın savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı üzerine, örgüte yardım kastıyla, bilerek ve isteyerek bu hesabını açtığını gösterir, sanığın kastını ortaya koyan yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekil karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/1538 Esas, 2020/1196 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.