Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin sanık tarafından 10.01.2022 tarihinde ek temyiz dilekçesiyle temyiz süresinden sonra yapıldığı ve ilk temyiz dilekçelerinde duruşma talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.08.2021 tarihli ve 2021/229 Esas, 2021/360 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.11.2021 tarihli ve 2021/1735 Esas, 2021/1550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk kuvvetlerince yürütülen istihbari çalışmalar neticesinde sanığın ... Motors adlı işyeri ve çevresinde uyuşturucu madde satışı yaptığının bilgisinin alınması üzerine kolluk kuvvetlerince bahse konu iş yeri civarına gidildiği, ...’in işyeri önünde görülmesi üzerine fiziki takibe başlandığı, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ... ve ...’ün geldiği ...’in işyerine girdiği, ...’ın işyeri önündeki kaldırıma oturarak beklediğinin görüldüğü, birkaç dakika sonra ...’in işyerinden çıkarak ...’ın yanına geldiği, şahısların kolluk görevlilerince kesintisiz fiziki takibe alındığı, birlikte yürürken ...’in, ...’a bir şey verdiğinin görüldüğü, şahısların kolluk görevlilerince yakalamalarının yapıldığı ve ...’ın üzerinden net 2.4 gram sentetik kannabinoidin ele geçirildiği, ...’in üzerinden net 0.7 gram sentetik kannabinoidin ele geçirildiği, ardından ... Motors isimli işyerinde yapılan aramada içeride hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ... ve sanığın bulunduğu, ...’ın rıza ile sol cebinden çıkarmış olduğu içerisinde uyuşturucu madde olan içme aparatını görevlilere teslim etttiği aparat alınıp incelendiğinde 0.2 gram gelen metamfetamin ele geçirildiği, yapılan aramada işyerinin muhtelif yerlerinde bulunan 2 gram bonzai maddesine, yine 0.2 gram gelen bonzai maddesine ve uyuşturucu madde içimi ve satışı için gerekli materyallere rastlandığı olayda; her ne kadar sanığın aşamalarda hakkında isnad olunan uyuşturucu madde ticareti suçunu kabul etmemişse de, fiziki takip tutanağında söz konusu iş yerine girdiği ve çıktığı görülen ve ardından kesintisiz fiziki takip yapılan tanık ... soruşturma aşamasında avukat huzurunda alınan beyanını mahkeme önünde de tekrar ederek sanıktan uyuşturucu madde aldığını belirttiği, tanık beyanının fiziki takip tutanağı ile bire bir örtüştüğü, sanığın beyanlarının bu itibarlar suçtan kurtulmaya yönelik beyanlardan öteye gidemediği kanaatine varılarak sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususu eleştirilerek, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevileceğinin kararda belirtilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.11.2021 tarihli ve 2021/1735 Esas, 2021/1550 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.