İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık müdafiinin, 24.03.2020 tarihinde tarafına tebliğ edilen kararı yasal temyiz süresi geçtikten sonra 17.06.2020 tarihinde temyiz ettiği, ancak Covid-19 salgını nedeniyle 7226 sayılı Kanun'un Geçici birinci maddesinin birinci fıkrası ve Yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen durma süresinin 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince; 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında temyiz süresinin durduğu ve temyiz talebinin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2018 tarihli ve 2018/159097 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/484 Esas, 2019/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 04.03.2020 tarihli ve 2019/1374 Esas, 2020/661 Karar sayılı kararı ile -Adli sicil kaydına göre sanığın İstanbul 81.ASCM nin 2014/1045-2015/55 E-Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde TCK 58.maddesi ile uygulama yapılmamış ise de; aleyhe istinaf bulunmadığından, Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama giderlerinin de 20 TL olduğu belirtilerek sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de ; hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin toplam yargılama giderleri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin 5271 sayılı CMK nun 324/4 maddesi ile belirtilen miktardan az olması halinde devlet hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğü belirtilerek eleştiri ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/69313 sayılı tebliğnamesi ile; "Yokluğunda verilen ve 24/03/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 2019/1374 E. 2020/661 K. sayılı kararını, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süreden sonra 17/06/2020 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca reddine" karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Deliller ve suçun niteliğinin yanlış takdir edildiğine,
2.Müşteki beyanının mahkumiyete esas alınamayacağına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ...'un mağdurun oğlu olduğu, aynı evde ikamet ettikleri ve sanığın alkol bağımlılığının bulunduğu, suç tarihinde gece sayılan zaman diliminde evlerinde bulundukları sırada sanığın mağdurdan 100,00 TL para istediği, mağdurun " sana bugün 50,00 TL verdim param yok " demesi üzerine sanığın iki eliyle mağdurun boğazını sıkmak suretiyle onu darp ettiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun olayın hemen akabinde alınan kolluk beyanı oluşa uygun ve diğer delillerle örtüşmektedir.
3.Sanık aşamalarda annesinden para istediğini ve sesini yükseltmiş olabileceğini ancak annesine vurmadığını ve tehdit etmediğini savunmuştur.
4. Kolluğun 29.09.2018 tarihli tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
5.Tutanak mümzi Y.P. tutanak içeriğini doğrular nitelikte beyanda bulunmuştur.
6.Mağdurun alınan doktor raporunda boyun kısmında ağrı tariflendiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen değer azlığının suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda yasal ve yeterli gerekçeleri açıklanması halinde mümkündür. Sanığın annesi olan mağduru ölümle tehdit ederek 100,00 TL para istediği şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın kastını 100,00 TL'ye özgülediği, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihi olan 29.09.2018 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması hususunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/1374 Esas, 2020/661 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.