SUÇLAR: Nitelikli yağma
Başvurunun Esastan Reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/79 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2019/2492 Esas, 2020/1877 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri
Sanığın kast ve mağduru korkutarak gerçekleştirmiş olduğu eylemlerden ötürü cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar hakkında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.02.2019 tarihli iddianamesi ile: "şüphelinin konutta müştekinin bileğinde takılı bulunan bileziğini, parmağında takılı bulunan yüzüğü ve boynundaki kolyesini müştekiyi darp ederek alması şeklindeki eylemi" nedeniyle nitelikli yağma suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. İlk derece Mahkemesince, "mahkememizde susma hakkını kullanan sanığın aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı bir şekilde mağdura tokat vurması şeklindeki darp olayının doğru olduğunu ancak bu darp olayının sanığın bileziği mağdurdan aldığı, mağdurun da parmağındaki yüzük ile boynundaki kolyeyi kendisinin çıkarıp sanığa verdiği verdiği tarihten yaklaşık 20 gün sonra olduğunu beyan etmesi, mağdurun da mahkememizde alınan beyanında darp olayının sanığın bileziği mağdurdan aldığı, mağdurun da parmağındaki yüzük ile boynundaki kolyeyi kendisinin çıkarıp sanığa verdiği verdiği tarihten 15 gün sonra olduğunu beyan etmesi nedeni ile cebir kullanılarak ziynet eşyalarının teslime mecbur kılındığına veya mağdurun sanığın bileziği mağdurdan aldığı, mağdurun da parmağındaki yüzük ile boynundaki kolyeyi ise kendisinin çıkarıp sanığa verdiği verdiği olayın olay tarihinde, olay tarihinden 1 gün önce, olay tarihinden 15 gün önce olduğunu beyan etmesi nedeni ile beyanları çelişkili olduğundan tehdit edilerek ziynet eşyalarının teslime mecbur kılındığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçtan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine" karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Katılanın yaralanmasına ilişkin adli rapor mevcuttur.
4. Dosyada CD çözümleme tutanağı mevcuttur.
5. Sanık üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2019/2492 Esas, 2020/1877 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.