Esastan ret

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ın geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1-Davalı ... Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının veya zararın meydana geldiği yerin iş mahkemesinin yetkili olduğu bu nedenle yetkili Mahkemenin Malatya Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Savcılığın soruşturma dosyasında mevcut 15.10.2018 tarihli olay yeri inceleme raporunda harfiyatın mevcudiyeti ve olay yeri inceleme sırasında halen toprağın kaydığı ve heyelan tehlikesinin varlığını devam ettirdiğinin açıkça belirtildiğini, bu durumda olayın meydana gelmesinde asli kusurlunun Belediye olduğunu, müvekkile kusur açısından illiyet bağını kestiğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, işbu davanın sonuçları Milli Eğitim Bakanlığını, Battalgazi Belediye Başkanlığını, müvekkil taşeronu ....'yı ve kepçe operatörü .....'yu etkileyeceğinden işbu davanın adı geçen kişilere ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı .... İnşaat Taahhüt San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının veya zararın meydana geldiği yerin iş mahkemesinin yetkili olduğu bu nedenle yetkili Mahkemenin Malatya Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Savcılığın soruşturma dosyasında mevcut 15.10.2018 tarihli olay yeri inceleme raporunda harfiyatın mevcudiyeti ve olay yeri inceleme sırasında halen toprağın kaydığı ve heyelan tehlikesinin varlığını devam ettirdiğinin açıkça belirtildiğini, bu durumda olayın meydana gelmesinde asli kusurlunun Belediye olduğunu müvekkile kusur açısından illiyet bağını kestiğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, ayrıca davanın kısmi dava ya da belirsiz alacak davası olup olmadığı konusunda açıklık bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiği, davanın sonunda müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesi halinde rücuya gideceği düşünüldüğünden 6100 sayılı HMK'nın 61. vd. maddeleri gereğince işbu davanın sonuçları Milli Eğitim Bakanlığını, Battalgazi Belediye Başkanlığını,.... Sigorta A.Ş.yi, kepçe operatörü.....yu, Kepçe sahibi ...'i, ..... Mimarlık Mühendislik Müşavirlik ve Tic. Ltd. Şti.yi ve Malatya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığını etkileyeceğinden işbu davanın adı geçen kişilere ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3-Davalı ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının veya zararın meydana geldiği yerin iş mahkemesinin yetkili olduğu bu nedenle yetkili mahkemenin Malatya Mahkemeleri olduğunu, dayanaktan yoksun davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ayrıca dava konusu iş kazasında davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını bu nedenle davanın esastan reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ... için 221.945,46 TL maddi 150.000,00 TL manevi, ... için 36.172,77 TL maddi 50.000,00 TL manevi, ... için 39.312,65 TL maddi 50.000,00 TL manevi, ... için 37.712,59 TL maddi 50.000,00 TL manevi, ... için 92.938,54 TL maddi 30.000,00 TL manevi, ... 88.177,57 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat tutarlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnşaat Taahhüt San.ve Tic.Ltd.Şti ile ..... Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1-Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Bakanlığının ihale makamı sıfatıyla, dava konusu alacaklardan sorumlu olmasına rağmen hakkında açılan davanın husumet yokluğundan bahisle gerekçesiz şekilde reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece kusur indiriminin mükerrer şekilde uygulandığını, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının az olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 10/03/2022 tarihli ek beyan dilekçesinde ise, ek bilirkişi raporunun tebliğ edilmeden hüküm tesisinin Kanuna aykırı olduğunu, davalılar vekilinin son celseye mazeret bildirerek katılmadığını, davalılar vekilinin mazereti hakkında olumlu ya da olumsuz ara karar tesis edilmeden aynı celse davanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu belirterek bu yönler açısından da kararın kaldırılması talebinde bulunmuştur.

2-Davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesiyle, kararın usul ve Kanun'a aykırı olduğundan bahisle kaldırılmasını talep etmiş ise de 27.01.2022 tarihli dilekçeyi sunarak istinaf talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş. .. Ltd. Şti. vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de, 27.01.2022 tarihli dilekçesiyle istinaf isteminden feragat ettiği, vekaletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisinin bulunduğu da anlaşıldığından; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 349/2 maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davacıların yakını işçi ...'ın olay tarihinde davalılardan ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde, taş duvar yapımında çalışmakta iken meydana gelen göcük sebebiyle hayatını kaybettiği, olayın iş kazası mahiyetinde olduğu, iş kazasının yaşandığı işyerinde yürütülen işin, Malatya ili Battalgazi ilçesi Bahçebaşı 32 derslik lise, 200 kişilik yurt ve küçük tip spor salonu yapım işi olduğu, sözü edilen yapım işine ilişkin 18.08.2017 imza tarihli ihale sözleşmesi, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 273 üncü maddesi uyarınca kamu tüzel kişiliğe haiz) ile ...-... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı arasında akdedildiği, ...-... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının, yukarıda belirtilen ihale sözleşmesi kapsamında, taş duvar yapımıyla alakalı olarak ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile 06.08.2018 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzaladığı, ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu sözleşme kapsamında işyerinde faaliyet yürüttüğü, davalı ... Bakanlığının taraf sıfatına sahip olmadığı belirgin bulunduğundan adı geçen Bakanlık yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, Mahkemece, müteveffa işçinin kusurunun %10 oranında olmasına göre, yukarıda belirtilen miktarlara %10 oranında kusur indirimi uygulanarak tespit edilen destekten yoksun kalma tazminatların hüküm altına alındığı bu itibarla, kusur indiriminin mükerrer uygulandığına dair istinaf itirazının yersiz olduğu, somut olayda, müteveffa işçinin kaza tarihindeki yaşı, davacıların işçiyle yakınlığı, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ile dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda ise İlk Derece Mahkemesince yazılı tutarlarda manevi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun ...nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

1. Davacılar vekilinin davacı çocuklar ile anne ve baba için reddedilen maddi ve manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Davacılar vekilinin eş için reddedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davacılar vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacılar vekilinin davacı çocuklar ile anne ve baba için reddedilen maddi ve manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davacılar vekilinin eş için reddedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.