İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2021/138 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2022/271 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eylemi tasarlayarak işlemediğine, diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın ve maktulün olay tarihinde Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda C-8 koğuşunda hükümlü olarak bulundukları, sanık ile maktul arasında öncesine dair dosyaya yansımış herhangi bir husumet ve kavga bulunmadığı, aksine arkadaş oldukları ve iyi geçindikleri, sanığın aşamalardaki beyan ve ikrarlarından anlaşıldığı üzere kendisinin de cinsel suçtan hükümlü olarak bulunmasına karşın kendisinin işlemiş olduğu cinsel suçun niteliğinin farklı olması sebebi ile (sanığın cinsel saldırı suçundan mahkum olduğu ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/195 Esas 2012/614 Karar sayılı ilamından anlaşıldığı üzere dosya mağdurunu şişeye oturtturmak suretiyle atılı suçu işlemiştir) cinsel suçlular koğuşunda kalmak istemediği, bu hususta koğuşunun değiştirilmesi için idareden birçok kez talepte bulunduğu, sanığın cinsel suçlular koğuşundan gidebilmek adına birini öldürmeye karar verdiği, bu kapsamda kendisi ile aynı koğuşta kalan çocuğun cinsel istismarı suçundan hükümlü olan (... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/194 Esas 2016/27 Karar sayılı ilamı ile hükümlü) maktulü tuvalette öldürmek için plan yaptığı, maktulün gece tuvalete gitmesi durumunda arkasından giderek planını gerçekleştirmek istediği, dışarıdan tuvalete müdahale olmasını engellemek için olayda kullanmış olduğu suç aletini tuvaletin kapı mekanizmasını bozmak için 7-8 kez denediği ancak kapı mekanizmasını bozamadığı, ardından planını değiştirdiği, yatakhanede maktulü öldürme planı yaptığı, hafta sonu gündüz mesaisinde fazla vardiya memuru olmaması nedeniyle müdahalenin geç olacağını düşündüğü için planını hafta sonu olarak kararlaştırdığı, olay saatinde sanığın koğuşun üst kısmında bulunduğu, maktulün koğuşun alt kısımında televizyon izlediği, sanığın tanık M.Y.'yi yemekleri alması ve maktulü yanına çağırması için maktulün yanına gönderdiği, maktulün yanına gelmemesi üzerine maktule bağırdığı, maktulün sanığın yanına koğuşun üst kısmında bulunan yatağa geldiği, maktul yatakhane kısmına çıktığında koğuşun o kısmında maktul ve sanıktan başka kimsenin bulunmadığı, sanığın öldürme olayından önce maktule hükümlü olduğu cinsel istismar eylemini gerçekten işleyip işlemediğini sorduğu, maktulünde olayı gerçekleştirdiğini belirtmesi üzerine sanığın önceden yaptığı plan kapsamında fikrinden dönmeyerek olay tarihinden önce hazırlamış olduğu harmony 18/10 yazılı, eni 1 cm, sivri, uç kısmındaki 1 cmlik bölümü hafif bükülmüş, uzunluğu 13 cm olan metal cisim ile yanına gelen maktule saldırdığı, maktulün boğazını sıkmaya başladığı, suça konu suç aletini maktulün vücudunun çeşitli bölgelerine 9 defa sapladığı, suç aletinin maktulün vücuduna saplanıp kaldığı, maktulün boğazını nefessiz kalana kadar sıktığı, sanığın yatakhane bölümünden elleri kanlı ve
sigara içerek koğuşun bir alt katında bulunan ortak kullanım alanına geldiği, koğuş içerisinde bulunan acil çağrı butonuna basması üzerine koğuşa gelen infaz koruma memurlarına maktulü öldürdüğünü söylediği, sanığın yapmış olduğu eylemler sonrası maktulün klasik otopsi raporundan anlaşıldığı üzere; vücudunda 9 adet delici alet yaralanması olduğu, raporda 1,2 ve 3 noda tarif edilen yaralanmaların müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, maktulün ölümünün delici alet yaralanmasına bağlı iç organ kesisinden gelişen iç kanama ve boyna bası uygulanmasına bağlı solunum yetmezliği sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunma ve ikrarlarından anlaşıldığı üzere olay gününden önce çocuğun cinsel istismarı suçundan hükümlü olan maktulü tuvalette öldürmek için plan yaptığı, maktulün gece tuvalete gitmesi durumunda arkasından giderek planını gerçekleştirmek istediği, dışarıdan tuvalete müdahale olmasını engellemek için olayda kullanmış olduğu suç aletini tuvaletin kapı mekanizmasını bozmak için 7-8 kez denediği ancak kapı mekanizmasını bozamadığı, ardından planını değiştirdiği, yatakhanede maktulü öldürme planı yaptığı, hafta sonu gündüz mesaisinde fazla vardiya memuru olmaması nedeniyle müdahalenin geç olacağını düşündüğü için planını hafta sonu olarak kararlaştırdığı, sanığın öldürme düşüncesinin oluştuğu an ile olayların olduğu an arasında ... bir zaman dilimi geçmesi ve sanığın ikrarları dosya kapsamıyla bir bütün halde düşünüldüğünde; sanığın olay öncesinde maktulü öldürme kastının oluştuğuna ve eylemini planladığına dair dosya içerisinde delil elde edildiği, sanığın söz konusu eylemleri tasarladığı ve tasarlayarak öldürme suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
3. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, ölü muayene ve otopsi tutanağı, otopsi raporu, kamera gözlem raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Suçun işleniş şekli, eylemin nedeni ve gerçekleştiriliş biçimi, sanığın geçmişi nazara alındığından sanık hakkında TCK'nın 62 maddesinin uygulanması doğru değil ise de aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinildiğine" dair eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Her ne kadar mezkur Tebliğnamede "Öncelikle tasarlamanın kabulü için ilk unsurda belirtildiği gibi eylem kararının belli bir kişiye yönelik olması gerekmektedir. Gayri muayyen kişi veya kişilere karşı öldürme planı yapılması tasarlama olarak nitelendirilemez. Yargıtay bir kararında sanıkların uygun gördükleri bir minibüs sürücüsünü yağmalama konusunda anlaştıkları minibüs sürücüsünün kimliğinin belli olmadığı, kimliği belirsiz olan şahsa karşı tasarlama hükümlerinin uygulanamayacağı (Y. 1. CD.11.04.2012 2010/5831E, 2012/2774). Bir diğer unsur olan tasarlamanın şarta bağlı olmaması gerektiğidir. Olayımızda sanık koğuşunun değiştirilmediği takdirde birini öldürme kararını açıkladığına
göre burada şart unsuru idarenin koğuşunu değiştirme talebini olumlu cevap vermesidir. Koğuşunun değiştirilmesi halinde bu eylemin gerçekleşme ihtimali ortadan kalkacağından tasarlamadan bahsedilemeyecektir. Tasarlamanın kabulü için yukarıda bahsedilen iki unsurun olayda bulunmadığı halde kasten öldürme yerine tasarlayarak öldürme suçundan mahkum edilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de sanığın ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında "...Bu kez hedefime ...'i koydum .önce tuvalette saldırıyı gerçekleştirebilir miyim diye düşündüm. Dışarıdan müdahale olmasını istemediğim için olayda kullandığım suç aleti ile tuvaletin kapı mekanizmasını bozmaya çalıştım. Bunu 7-8 kez denedim. Kameraların gördüğü bir alandı. Ancak bana kimse müdahale etmedi. ... gece tuvalete indiğinde arkasından girip dışarıdan gelecek müdahaleyi önlemek için kapıyı bozmaya çalıştım. Ancak kapıyı bozamadım. Cezaevi personelinin bana müdahale etmeme sebebini eylemi gerçekleştireceğimi bilmeleri olarak düşünüyorum. Aradan kısa bir zaman geçti. Planımı değiştirdim. Bu kez yatakhanede bu olayı gerçekleştirmeye karar verdim. Olay gününü hafta sonuna denk getirdim. Çünkü hafta sonu gündüz mesaisinde vardiyada fazla memur bulunmuyordu. Bu sayede müdahale olsa da geç olacaktı..." şeklindeki savunması karşısında öldürme kararının maktule yönelik olduğu, sanık savunması ve dosya kapsamından olaydan önce sanığın, koğuşu değiştirilmediği takdirde olay çıkaracağını söylediği, koğuşunun değiştirilmemesi üzerine koğuştan gidebilmek için 3.5 aydır öldürme planı yaptığı, öldürme kararının şarta bağlı olmadığı, bu itibarla Mahkemece tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçun işleniş şekli, eylemin nedeni ve gerçekleştiriliş biçimi, sanığın geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi, suçtan sonraki ifadelerinde pişman olmadığını açıkça beyan etmesi nazara alındığında yerinde ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulanması suretiyle eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu husus Bölge Adliye Mahkemesince de eleştiri konusu yapılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, tasarlamanın unsurlarının oluştuğu, suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz veya davranış ile sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı, yasal şartları oluştuğundan 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2022/271 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.