B O Z M A Ü Z E R İ N E
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5816 sayılı Kanun’un birinci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/2231 Esas, 2021/4440 Karar sayılı kararı ile "5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden rapor alınması ve aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiğinin gerekçeli kararda tartışılması gerektiği" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2021 tarihli ve 2021/565 Esas, 2021/1104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminde aleniyet unsurunun gerçekleştiğine, beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca rapor alınmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
Sanık ...'nın Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 25 gün kamuya yararlı bir işte çalışma cezasını infaz etmekte iken Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesine göndermiş olduğu dilekçesinde cezasının yaz mevsimine ertelenmesini talep ettiği ve "aksi bir durumda çalışmayıp Atatürk'ün heykellerine yani putlarına zarar vereceğim" şeklinde ifade kullandığı, bu şekilde sanığın put kavramını küçük düşürücü bir anlamda kullanarak Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın suçlamayı kabul etmediği, Mahkemece, 5816 sayılı Kanun'un birinci maddesinde düzenlenen suçun gerçekleşmesi için hakaret eyleminin alenen gerçekleştirilmesi gerektiği, aleniyet unsurunun gerçekleşmesi için ise, olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerektiği, somut olayda cezasını infaz etmekte olan sanığın Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı dilekçe ile gerçekleştirdiği eyleminde aleniyet unsurunun gerçekleşmeyip sınırlı sayıdaki kişi ve yetkili memurlar tarafından sanığın sunduğu dilekçe içeriğine vakıf olunduğundan suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle temyize konu beraat kararı verilmiştir.
A. Tebliğname Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi "Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur," hükmünü öngörmektedir. 32 nci madde uyarınca akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmemesi, ancak bu kişinin iddia olunan suçu işlemiş olması durumuna ilişkindir. Akıl hastası kişinin kendisine yüklenen eylemin;
a) Kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, durumlarında sanık hakkında beraat kararına hükmolunacak, ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmeyecektir. Akıl hastası kişi hakkında, mahkûmiyet kararı verilmesi gereken hallerde ise 32 nci madde uyarınca ceza verilmeyecek, bununla birlikte bu kimseler hakkında ceza ve güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2021 tarihli ve 2021/565 Esas, 2021/1104 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.