Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçundan dava açılmıştır.
2. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 09.09.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiilerinin temyiz istekleri, ayrı ayrı vermiş oldukları dilekçelerle, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, taraflı tanık beyanının hükme esas alındığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse suçun vasfına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın, soruşturma devam ederken ölmesi nedeniyle hakkında, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüpheli Mustafa Kahraman ile birlikte, kendisine ait bağ evine gelen müşteki ile alkol aldıkları sırada, müştekiyi zorla evin üst katına çıkartarak cinsel saldırıda bulundukları, bir fırsatını bularak kaçan müştekinin yakınlarda bulunan tanık C.Ç.'nin evine sığınarak yardım talebinde bulunması üzerine hastaneye getirildiği iddiasına ilişkindir.
2. Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesince düzenlenen 02.08.2018 tarihli raporda, dudağında şişlik, göğüs ön yüzünde hassasiyet ve her iki dizinde abrazyon olduğu belirtilen müştekinin mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
3. Görevlilerce düzenlenen 03.08.2018 tarihli tutanakta, 02.08.2018 günü saat 23: 00 civarında Haber Merkezi'ni arayan bir bayan şahsın, arkadaşı olan ... adlı şahsın kendisini arayarak yardım istediğini beyanı üzerine, ... adlı kişinin telefonla arandığında hastaneye yakınında olduğunu beyan ettiği, hastaneye gidildiğinde, ... adlı şahsın bir araçtan indiğinin görülmesi üzerine, Çağlan Köyü'nde Mustafa Kahraman ve ... adlı şahısların kendisini darp ederek tecavüz etmek istediklerini, kaçarak bir eve sığındığını beyan ettiği, araç sürücüsü olan C.Ç'nin ise, evde otururken yardım isteyen bu şahsı alıp hastaneye getirdiğini beyan ettiği belirtilmiştir.
4. Tanık C.Ç. aşamalardaki istikrarlı, değişmez ve müşteki ile uyumlu beyanlarında özetle, evinde oturduğu sırada, daha önce tanımadığı müştekinin, üstü başı yırtık halde gelerek darp edildiğini ve kendisine tecavüz edilmek istendiğini beyan ederek yardım talebinde bulunması üzerine, müştekiyi hastaneye getirdiğini beyan etmiştir.
5. Tanık P.T. aşamalardaki istikrarlı ve değişmez beyanlarında özetle, arkadaşı olan müştekinin kendisini arayarak Jandarma'yı aramasını istemesi üzerine Jandarma'yı arayarak ihbarda bulunduğunu beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay yerine rızası ile gitmiş ise de, cinsel saldırı üzerine rızası ortadan kalkan müştekiyi, zorla evde tutmak suretiyle atılı suçu işledikleri gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
1. Taraflı tanık beyanlarının hükme esas alındığı ileri sürülmüş, sanık ile aralarında kan bağı ve iş ilişkisi bulunan tanıkların, sanığı suç ve cezadan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunduğuna yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiilerinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen adli rapor, tutanak, müşteki ve tanık beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından iştirak halinde, cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 09.09.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.