İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2019 tarih ve 2018/717 Esas, 2019/36 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/361 Esas, 2020/159 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2.Kararın hukuka aykırı olduğuna, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan hüküm kurulduğu sırada uygulanan kanun maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1 inci cümlesi yerine 7/2 nci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması, kanuna aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/361 Esas, 2020/159 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2019 tarih ve 2018/717 Esas, 2019/36 sayılı kararın hükmünün birinci fıkrasında “3713 sayılı Kanun'un 7/2 nci maddesi ” ibaresinin çıkartılarak yerine " 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1 inci cümlesi " yazılmak suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.