Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2014 tarihli kararı ile sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sanığın, katılandan kiraladığı inşaat malzemelerini iade etmemek şeklinde gerçekleşen eyleminin, hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığı ve güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.

3. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2019/1334 Esas, 2021/857 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2019/1334 Esas, 2021/857 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.