SAYISI: 2022/İHK-14540
SAYISI: K-2022/9923
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın 09.12.2017 tarihinde yaya olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalıya yapılan başvuru sonucunda zararın karşılanmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 188.291,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından ödeme yapılmak istenilmiş ise de davacının ödemeyi kabul etmediğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelirin indirilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tespit edilmesi halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında, davacının %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, meydana gelen kaza sonucunda davacının %6 oranında sürekli maluliyeti olduğunun anlaşıldığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 188.291,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan hesap raporunda müvekkilinin yüzbaşı olması nedeniyle pasif dönem hesabının 46 yaşından itibaren başlatıldığını, müvekkilinin daha üst rütbelere erişebilecek olduğunu, müvekkilinin 46 yaşında halen yüzbaşı olarak görev yapacağının bilinen bir husus olmadığını, pasif dönem başlangıcının müvekkilinin 65 yaşından itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının pasif dönem başlangıç tarihinin Emekli Sandığı Kanunu'nun 40 ıncı maddesine göre 41 yaş olduğunu, hesap raporunda 46 yaşından itibaren pasif dönem başlatıldığından fahiş tazminat hesaplandığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ek raporda 2022 yılı asgari ücretinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, rapor ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde düzenlendiği, rapora yönelik taraf vekillerinin itirazının yerinde olmadığı, rapor ücretinden davalının sorumlu olduğu, bu yönlere ilişkin tarafların itirazının yerinde olmadığı, ancak davacı yararına Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasına göre vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesap raporunda müvekkilinin yüzbaşı olması nedeniyle pasif dönem hesabının 46 yaşından itibaren başlatıldığını, müvekkilinin daha üst rütbelere erişebilecek olduğunu, müvekkilinin 46 yaşında halen yüzbaşı olarak görev yapacağının bilinen bir husus olmadığını, pasif dönem başlangıcının müvekkilinin 65 yaşından itibaren başlatılması gerektiğini, müvekkili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının pasif dönem başlangıç tarihinin Emekli Sandığı Kanunu'nun 40 ıncı maddesine göre 41 yaş olduğunu, hesap raporunda 46 yaşından itibaren pasif dönem başlatıldığından fahiş tazminat hesaplandığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ek raporda 2022 yılı asgari ücretinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 40 ıncı maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının rütbesinin hesap tarihinde yüzbaşı olduğunun anlaşılmasına, davacının mesleği gözetildiğinde özel kanunlarında ayrık olarak belirlenen yaş hadlerinin esas alınarak pasif dönem hesabının yapılmış olmasında isabetsizlik olmamasına, İtiraz Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasının gözetilmiş olmasının yerinde olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, karar tarihine en yakın asgari ücretin esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, davacı yaya olduğundan müterafik kusuru olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.