Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında satışı gerçekleşmeyen maden cevheri bedelinin ödenmesi amacıyla müvekkilinin borçlu olduğu 31.12.2019 ödeme günlü, 70.464 USD bedelli bononun davalıya verildiğini, bononun vadesinde ödenmemesi nedeniyle davalı şirketçe müvekkil aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi 2020/2363 E. numarası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin imzaladığı senet üzerinde müvekkil şirket ve şirket yetkilisi olan Ahmet Çevik'in borçlu göründüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 166 ncı maddesine göre borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olacağı, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan görüşmeler sonucunda, davalı şirkete müvekkil şirketin borcu tutarında konsantre krom madeni verilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, bu anlaşma uyarınca müvekkili şirkete ait olan 321,77 ton konsantre krom cevheri 70.463,75 USD bedelle, Simya Mineral Ltd. Şti ne teslim edilecek, mal bedeli müvekkilin borcundan mahsup edilecek, malın teslimi ile taraflar arasında alacak - borç ilişkisi kalmayacak, 70.463,75 USD haricen tahsilat olarak icra dosyasına bildirileceğini, davalının alacağının, mal ile ödenmesi dolayısıyla davalı şirketin, müvekkilinden ve müvekkil şirket yetkilisi Ahmet Çevik´ten herhangi bir alacağı kalmamış olacağını, müvekkil şirket icra vekâlet ücreti ve masrafı ödeyecek ve icra dosyasının kapanmasını sağlanacağını, tarafların üzerinde anlaştığı bu hususlar karşılıklı telefon ve e-mail yoluyla teyitleşme yapılarak krom cevherinin davalıya 2020 yılı Temmuz ayında teslim edildiğini, teslim edilen krom cevheri için 17.07.2020 tarih ve GİB2020000000039 numaralı 70.463,75 USD bedelli e-arşiv fatura kesildiğini, faturanın davalı şirket kayıtlarına işlendiğini, davalı şirketin, 70.463,75 USD tutarındaki tahsilatını icra dosyasına bildirmediğini, mükerrer tahsilat yapma saikiyle icra işlemlerine devam ettiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu fatura bedelinin takası/mahsubu ve borçtan indirilmesi amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi 2020/254279 E. numarası ile icra takibi başlatıldığını bu takibe de davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek Kayseri Genel İcra Dairesi 2020/254279 E. dosyasına yapılan itirazın iptaliyle müvekkili şirketin fatura nedeniyle alacaklı olduğu 70.463,75 USD'nin Kayseri Genel İcra Dairesi 2020/2363 E. dosyasındaki borçtan takas ve mahsubuna, takas/mahsup taleplerinin yerinde görülmemesi durumunda müvekkili şirketin alacağı olan 70.463,75 USD'nin davalıdan tahsili için, Kayseri Genel İcra Dairesi 2020/254279 E. dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tüm iddia ve talepleri gerçeğe aykırı olup haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, yetki itirazında bulunduklarını davacının müvekkilinden alacaklı olduğu, borcunun ödendiği ve takas-mahsup hakkının bulunduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkil şirket tarafından krom madeni satın alınması amacıyla davacıya zaman içinde toplamda 117.664,00 USD (Amerikan Doları) avans ödendiğini, davacı ise aldığı avansa karşılık 01.08.2019 tarihinde kesilen fatura bedeli karşılığı 47.200,00 USD'lik ve icra takibine konu ettiği 17.07.2020 tarihli fatura karşılığı 70.463,75 USD'lik krom madeni teslimi neticesinde almış olduğu avans ödemelerine karşılık gelen borcunu ödemiş bulunduğunu, davacının teslim ettiği madenin aldığı avans bedeli karşılığı borçlu olduğu avans bedeli olduğunu, davacının bu borcunu Kayseri Genel İcra Dairesinde takip edilen 2020/2363 E. sayılı dosyasıyla derdest kambiyo senedinden doğan borcuymuş gibi ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının bu iki borcun/ödemenin birbirine karşılık yapılmış olduğunu iddiası mesnetsiz olmakla birlikte bu iddianın ancak senetle ispatlanması gerektiğini, davacının müvekkile verdiği madenin borcu olan avansın karşılığı teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında krom maden cevherinin alım satımı konusunda 31.07.2019 tarihli sözleşme imzalandığı, davacı şirket tarafından davalıya 31.12.2019 ödeme tarihli 70.464 USD bedelli bono düzenlendiği, bu bono dayanak gösterilerek davalı şirketçe davacı aleyhine dava dışı Kayseri Genel İcra Dairesi 2020/2363 E. numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, dava konusu takibin ise fatura alacağından kaynaklı olduğu, söz konusu bononun ödenmesinin takibe konu fatura malları ile yapılacağına dair taraflar arasında bir sözleşme olmadığı ve davalının da bu şekilde bononun mal ile ödeneceği iddiasını kabul etmediği, dolasıyla bonodan dolayı başlatılan icra takibindeki borçtan, davacı tarafından davalı hakkında başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/254279 E. sayılı dosyasındaki fatura alacağının takas/mahsup talebinin yerinde görülmediği, davacı şirket tarafından davalıya 17.07.2020 tarihli GİB2020000000039 no.lu 70.463,75 USD bedelli fatura düzenlenmiş olup, mahkemelerinin dosyasına konu edilen Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/254279 E. sayılı icra takibinin de bu faturaya dayalı olarak başlatıldığı, her ne kadar davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacı alacaklı görünmüyorsa da, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi dikkate alındığında davaya konu 17.07.2020 tarihli GİB2020000000039 no.lu 70.463,75 USD bedelli faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirlendiği, ayrıca Gevher Nesibe Vergi Dairesi'nin yazı cevabında da davaya konu faturanın davalı tarafça Form BA belgesi ile bildirildiği de anlaşılmakla, takibe konu faturadan dolayı ödemeyi davalının ispat etmesi gerektiği, davalının yemin deliline de dayanmadığı gözetilerek davacının itirazın iptali talebinin kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/254279 E. sayılı icra dosyasında davalının vaki itirazının iptali ile 70.463,75 USD asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gözetilerek davalı aleyhine itirazın iptaline karar verilen 70.463,75 USD'nin taleple bağlılık kuralı gereği TL karşılığı olan 574.561,00 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemede görülen dava neticesinde davacı Zirve Ltd Şti.'nin müvekkili Simya Ltd. Şti.'den alacaklı olduğu kabul edilerek davacının açmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatı ile yargılama giderine hükmedildiğini, davacının tüm iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu, borcunun ödendiğini, takas mahsup hakkının oluştuğu vd iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, dilekçelerinde belirttikleri üzere davacı taraf, teslim ettiği ve davaya konu olan 70.463,75 USD bedelli 17.07.2020 tarihli GİB 2020000000039 no.lu faturaya konu malı daha önce almış olduğu avanslara karşılık teslim edildiğini, alacak iddiasını kabul etmemekle birlikte davacının dava dilekçesinde belirttiği ve iddiasına göre bu malın teslimiyle kambiyo senedine dayalı borcunu ödemek için teslim etmiş olduğu iddiasına dahi bu iddia ve talebini davada olduğu gibi alacak davası yoluyla değil ancak açacağı bir menfi tespit davasıyla ileri sürmesi gerektiğini, davacının gerek icra takip talebinde ve gerekse dava dilekçesinde malın teslimiyle kendi aleyhine açılan icra takip borcunu ödediğini ileri sürdüğünü, davacı tarafından hem bonoya dayalı borcunu ödemediğini, hem de zaten peşin almış olduğu avans bedelinin karşılığı olarak teslim ettiği 70.463,00 USD'lik mal için alacaklı konumuna geçtiğini, ayrıca 114.912,00 TL icra inkâr tazminatı elde ederek yargı vasfıyla davacının haksız menfaat elde etmesi sağladığını, mahkeme tarafından verilen kararın 4. sayfasında yapılan değerlendirmenin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde kendinin borçlu olduğunu, 2020/2363 E. sayılı dosyaya konu borcu itfa için 17.07.2020 tarihli faturayla mal teslimi yaptığının belirtilmesine ve takas mahsup talebine karşı mahkemece fatura bedeli kadar alacaklı olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin şirket adresinin Mersin olduğunu, icra takibinin ve davanın Kayseri'de açıldığını, icra dairesi ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda takibe ve davaya dayanak yapılan faturanın davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup BA formuyla da ilgili vergi dairesine beyan edilmiş olduğunun tespit edilmiş olmasına ve söz konusu bu durumların faturaya konu malların davalıca teslim alındığına karine teşkil etmesine, faturaya konu davalıya teslim olunan işbu malların davalıdan avans niteliğinde alınan bedellere karşılık olduğunun usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olmasına göre dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun(2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.