HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine

Tebliğnamede sanık ... hakkında mağdur ...'ya karşı kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair görüş bildirilmişse de;

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ...'ya karşı kasten yaralama suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına indirilmesine ilişkin karara yönelik istinaf isteminin, istinaf mahkemesi tarafından kesin olarak reddedildiği, sanık müdafiinin kararı temyizi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 28.02.2020 tarihli ek kararı ile kasten yaralama suçu yönünden verilen hükmün temyiz edilemeyecek nitelikte kararlardan olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın sanık ... müdafiine 07.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz isteminde bulunulmadığı belirlenerek, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından nitelikli yağma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2014 tarih ve 2013/21744 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, sanık ... hakkında ayrıca tehdit suçundan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri, sanık ... hakkında ayrıca kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2016 tarihli ve 2014/138 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında tehdit suçundan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdur ...'ya karşı kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında mağdur ...'ye karşı kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeni ile aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

3. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2016 tarihli ve 2014/138 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararının sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin istinafı üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2017 tarihli ve 2017/149 Esas, 2017/398 Karar sayılı kararı ile "....Adli sicil kaydına göre Malatya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1460-2011/132 E-K sayılı, 01.02.2011 günlü ilamı ile mükerrir olduğu anlaşılan ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması karşı istinaf istemi bulunmadığından bozma ve yeniden yargılama nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu yapılan duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, dosya içeriğindeki belge ve kanıtlar ile gerekçe içeriğine göre;

1-UYAP kayıtlarına göre hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanık ...'in hükmün tefhim olunduğu karar oturumda hazır edilmeden, yokluğunda yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle CMK.nun 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,

2- Sanık ...'in olay günü yağma eyleminin öncesinde mağdur ...'nın cep telefonuna mesaj yoluyla gönderdiği "iş yerini söyle, o dükkanını yakarım, yerini" biçimindeki tehdit ifadelerinin TCK.nun 106/1-2. cümle kapsamındaki "mal varlığı itibarıyla büyük zarara uğratacağından bahisle ..." tehdit suçuna uyduğu ve sanığın eylemine uyan suçun kovuşturmasının mağdurunun şikayetine tabi olduğu, yapılan yargılamada tehdit suçunun mağduru ...'nın 25/09/2014 tarihli oturumda sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği gözetilmeden, sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan davanın TCK.nun 106/1-2. cümlesi delaletiyle 5221 sayılı CMK.nun 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,

3- Bir başkasının, kendisinin veya yakınının; hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Olay günü mağdur ...'nın iş yerine sanık ... ile birlikte giden sanık ...'ın, sanık ... ile mağdur ... tartıştıkları esnada önce elindeki sopa ile iş yerinin camlarını kırıp devamında cebinden çıkardığı bıçağı ...'nın boğazına dayadığı, bu esnada sanıklar ... ve ...'ın mağdurdan para istedikleri, mağdur ...'nın da cebindeki 30 TL'yi çıkartıp ...'e verdiği, sanıklar ... ve ...'in bu parayı az bularak daha çoğunu istedikleri, bu sırada mağdur-sanıklar ... ve ...'nin ...'ya ait iş yerine gelerek, mağdur ...'in boğazına bıçak dayayan ...'a engel olmaya çalıştıkları, sanık ...'ın elindeki bıçağı ... ve ...'ya savurmak suretiyle sanık ...'yi bıçak ile basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde TCK.nun 86/1, 86/3-e maddesi kapsamında, mağdur ...'yı ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzünde sabit iz olaşacak biçimde silahtan sayılan bıçak ile TCK.nun 87/1. Maddesi kapsamında kasten yaraladığı, TCK.nun 149/2. maddesindeki "yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır'' hükmü karşısında sanık ...'ın mağdur ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan TCK'nın 87/1 maddesine uyan kasten yaralama eylemi ayrı bir suç oluşturmakta ise de, sanık ...'ın iştirak ettiği yağma eylemi henüz fiili bir kesintiye uğramadan yağma suçunun unsuru olduğu anlaşılan mağdur ...'ye yönelik TCK'nun 86/1, 86/3-e kapsamındaki kasten yaralama eyleminden ayrıca bir hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, sanık ... hakkında yağma suçunun unsuru olduğu anlaşılan mağdur ...'ye yönelik kasten yaralama eylemi ile ilgili de ayrıca TCK.nun 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,

4-Sanık ... hakkında TCK.nun 149/2. maddesi uyarınca yağma suçunun unsuru kabul edilemeyecek mağdur ...'ya yönelik yüzde sabit eser oluşacak ve basit bir tıbbı müdahale ile giderilemeyecek ölçüde, silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan verilecek hapis cezasının TCK.nun 87/1-son cümlesi uyarınca 5 yıldan az olamayacağı gözetilmeden, sanık ... ... hakkında mağdur ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama eylemi nedeniyle temel cezanın 3 yıl olarak eksik belirlenmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/659 Esas, 2018/427 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının mağdurun şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdur ...'ya karşı kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlularına, sanık ... hakkında mağdur ...'ye karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beratine karar verilmiştir.

5. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/659 Esas, 2018/427 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinafı üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2020/376 Esas, 2020/330 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma ile sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine, sanık ... hakkında mağdur ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına,

2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,

2. Eksik inceleme ile karar verildiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Mağdur sanık ... ve babası ...'in olaydan yaklaşık yirmi gün önce galericiler sitesinde oto alım-satım işi yapan mağdur sanık ...'dan ford marka kamyonet satın almalarından sonra, ...'in, 21.11.2013 tarihinde aracı satması için tekrar ...'ya teslim etmesi üzerine mağdur sanık ...'in, mağdur sanık ...'nın cep telefonuna 21.11.2013 tarihinde "iş yerini söyle dükkanını yakarım yerini" şeklinde mesaj gönderdiği ve sonrasında kendisini cep telefonu ile arayan mağdur sanık ...'dan arabayı teslim etmesini istediği, onun da gelip arabayı teslim alabileceğini söylemesi üzerine mağdur sanık ...'in, iş yerinde olduğunu söyleyerek ...'yı iş yerine çağırdığı, akşam saat 20.00 sıralarında oto alım-satım işi yaptığı iş yerine giden ...'nın iş yerinin önünde bekleyen mağdur sanıklar ... ve ... ile karşılaştığı, iş yerine girerek ...'in kendisine teslim etmiş olduğu arabanın ruhsatını ve anahtarını ...'e verdiği, bu sırada mağdur sanık ... ...'ın elinde sopa ve bıçak olduğu halde iş yerine girerek iş yerinin giriş kapısının camını sopa ile kırdığı, sonrasında bıçağı ...'nın boğazına dayadığı, bu esnada ...'in de "cebinde bulunan paraları ver" dediği, ...'nın da cebindeki 30 TL'yi çıkartıp ...'e verdiği, ... ve ...'ın "bu para az daha çok para vereceksin" dedikleri, ... ve ... iş yerinde iken diğer mağdur sanıklar ... ve ...'nin de iş yerine gelmesi üzerine aralarında kavga çıktığı, ...' ın elindeki bıçakla vurmak suretiyle ... ve ...'yi yaraladığı, ..., ... ve ...'nın da ... ve ...'ı darp ettiği, olay sonucu ... ve ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte ...'ın da nazal kemikte kırık meydana gelecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte, ...'nın da yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Mağdurların aşamalarda tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Sanıkların aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri belirlenmiştir.

4. Mağdurların ve sanıkların adli raporları dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan Malatya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.02.2011 tarih ve 2010/1460 E, 2011/132 K sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;

I. Sanık ...'in "...Mağdur ...'dan satın aldıkları aracı babası ...'in satmak üzere mağdura geri verdiğini öğrenince sinirlendiğini aracı almak için mağdurun iş yerine yanında arkadaşı ...'la birlikte gittiğinde mağdurla tartıştıklarını, aracın ruhsatını istediğini, araca bindiğinde sabah araç için aldığı far ve teybin aracın içerisinde olmadığını gördüğünü, bunları henüz taktırmadığını, aracın içinde de görmeyince ...'ya bunların nerde olduğunu sorduğunu, onun da bilmediğini söyledi, meğer babasının arabayı teslim etmeden önce bunları alıp eve koymuş olduğunu, bundan haberinin olmadığını, ...'nın da haberinin olmadığını, aralarındaki tartışmanın da bu yüzden başladığını...." beyan etmesi, mağdur ...'nın da "....Aralarındaki tartışmanın teyp yüzünden başladığını ve 30 TL'yi de araçta mazot olmaması nedeniyle sanığın istediğini...." beyan etmesi karşında; sanık ... ... ve arkadaşı olan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hukuki alacak konusunda hata ile eylemlerini gerçekleştirdiklerinin iddia olunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla eylemlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tartışılması/değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

II. Kabule göre de;

1. Yağma suçunun iş yerinde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2. Sanıkların, mağdurdan cebir ve tehdit ile tamamlanmış yağma eylemine konu olan 30,00 TL parayı aldıkları, suç tarihi itibariyle mağdurdan alınan paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, malın değerinin azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi,

3. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünün I. paragrafında açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2020/376 Esas, 2020/330 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Temyiz edenlerin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.