Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davacı ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'in 27.02.2013 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğundan bahisle mirasın hükmen reddinin tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemece mirasbırakanın terekesinin usulüne uygun olarak araştırılması ve davacıların mirası sahiplenip sahiplenmediğinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'in mirasbırakanın mirasını 3 aylık yasal süresi içinde reddettiğini, mirasın gerçek reddi kararı kaldırılmadığı sürece bağlayıcı olduğundan davacı mirasçı tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, diğer davacılar tarafından açılan dava yönünden mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğu, davacıların terekeyi sahiplendiğine dair soyut iddiadan başka delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek kararın davalı lehine bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 605 inci maddesinin ikinci fıkrası.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.