SAYISI: 2022/İHK-9552

EMYİZ EDEN: Davalı Vekili

SAYISI: K-2022/11142

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın meydana gelen çift taraflı kazada hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL hasar bedelinin 07.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 38.750 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, hasarlı parçaların öncelikle onarımının yapılmasını, %25 tenzili muafiyet uygulanmasını, KDV hesabını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 16.01.2021 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli kabul edilerek yapılan KDV'li hesabın kabulüne, ancak davacının talebiyle bağlı kalarak 38.750,00 TL hasar tazminatının 17.09.2021 tarihinden iribaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle başvurunun dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, poliçe uyarınca aracın onarımının daha ekonomik çıkması halinde hasar bedeli üzerinden %25 marka muafiyetinin uygulanması gerektiğini, aleyhlerine hükmedilmesi gereken vekalet ücrerinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığına dair iddianın somut delillerle desteklenmediği, %25 marka muafiyetinin uygulanması gerektiği belirtilmişse de bu oranın kasko poliçesinde açıkça kararlaştırılmadığı anlaşılmış olduğundan farazi iskonto oranından yararlanılamayacağı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, tam ve nispi vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen fahiş hasar tutarlarını kabul etmediklerini, piyasa şartlarında %25 tenzili muafiyet uygulama alanı bulmakta olup poliçe hükümleri çerçevesinde tespit edilen hasar bedeline işbu oran üzerinden muafiyet uygulanması gerektiğini, başvuran tarafça KDV’ye ilişkin herhangi bir fatura ibraz edilmediğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle tazminatı usulünce hesap eden bilirkişi raporunun karara esas alınmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan " 5.813,56 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.