Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.10.2012 tarihinde davalı Belediyenin düzenlediği Cumhuriyet yürüyüşü ve kutlamaları şenliğine katılmak istediğini, varyanttan valililik önüne kadar olan kısmın trafiğe kapatıldığının kendisine söylenmesi üzerine yolun karşı tarafına geçmek isterken davalı ...'ün kullandığı tramvayın çarpması neticesinde tramvay ile kaldırım arasında kalarak 5-6 metre sürüklenmesi neticesinde yaralandığını, davacının günlerce fiziksel acılar yaşadığını, yatağa bağımlı ... geldiğini, asgari ücretle çalışan davacının işine gidemediğini, maddi zarara uğradığını, hastaneye geliş gidiş için taksi ücreti ödediğini, SGK'nın karşılamadığı giderleri olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili açıklama dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminatın, 400,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 550,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL'sinin tedavi gideri olduğunu beyan etmiştir.

Davalı Ulaşım Hizmetleri Pet. San ve Tic A.Ş. vekili; ... Büyükşehir Belediyesi ile müvekkili şirket arasında nostalji tramvayının kiraya verilmek suretiyle işletilmesine ait sözleşmenin 01.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 11.01.2013 tarihinde imzalandığını, kazanın 29.10.2012 tarihinde meydana geldiğini, bu nedenle tramvay işletilmesi ile ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, husumetten ve esastan davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; idari yargının görevli olduğunu, trafik hususunda düzenleme görev ve sorumluluğunun İl Emniyet Müdürlüğüne ait olmasından dolayı husumetten red gerektiğini ve davacının kusurlu olduğunu, olay günü tramvay seferlerinin yapılmadığı kanısının davacının yanlış algılamasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; idari yargının görevli olduğunu, trafik hususunda düzenleme görev ve sorumluluğunun İl Emniyet Müdürlüğüne ait olmasından dolayı husumetten red gerektiğini ve davacının kusurlu olduğunu, kaza anında tramvay yolunun trafiğe kapalı olmadığını kontrollü geçiş yapmak suretiyle sefer yapıldığını, davacının dalgın ve dikkatsiz olması nedeni ile kazanın meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2014 tarihli ve 2013/443 Esas, 2014/241 Karar sayılı kararıyla; davacının 29.10.2012 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davalı Ulaşım Hizmetleri Petrol ve Sanayi A.Ş. aleyhine açılan davadan vazgeçildiğinden ve bu davalı tarafından da vazgeçmeye muvafakat edildiğinden bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı ... yönünden hizmet kusuruna dayanıldığı bu nedenle davada idari yargının görevli olduğu davalı ...'ün ... Büyükşehir Belediyesinde çalışan görevli olduğunu belediye çalışanlarının yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermelerinin, ilgili idarenin hizmet kusurunu oluşturacağı, bu durumda görevlinin emrinde çalıştığı kurumun sorumlu olacağı ve davanın kurum aleyhine açılması gerektiği gerekçesi ile davacı tarafından davalı Ulaşım Hizmetleri Petrol ve Sanayi A.Ş. aleyhine açılan davadan vazgeçildiğinden bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın yargı yolu bakımından HMK.nun 114/1-b. ve HMK.nun 115/2 nci maddesi gereğince usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Ulaşım Hizmetleri Petrol ve Sanayi A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2016/7017 Esas, 2019/2347 Karar sayılı ilamıyla; "

1- Davacı vekilinin Ulaşım Hizmetleri Petrol ve Sanayi A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; 26.03.2014 tarihli duruşmada davacı vekilinin davalı Ulaşım Hizmetleri Petrol ve Sanayi A.Ş.'nin sorumluluğu ve sözleşmesi olmadığını belirterek, bu davalı hakkında açtıkları davadan vazgeçtikleri, davalı vekili tarafından da davacının vazgeçmesine muvafakat edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin adı geçen davalı şirket yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106 ncı maddesinde “Genel ve katma bütçeli kuruluşlara, il özel idareleri ve belediyelere ve kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır” denilmektedir. Anılan Yasanın sekizinci kısmının “İşletenin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı birinci bölümünde yer alan 85-90 ıncı maddelerinde, motorlu araçların trafik kurallarına ve gereklerine aykırı davranışları sonunda meydana gelen zararlar nedeniyle gerçek ve özel kişilerle, kamu tüzel kişilerinin ayrım yapılmadan aynı sorumluluk kurallarına bağlı olmaları ön görülmüştür. Bu düzenleme itibariyle yasa, kamu idare ve kurumlarına ait ve bu arada kamu hizmetine tahsis edilen motorlu araçların verdikleri zararlardan dolayı, trafik olaylarından doğan zararların özelliği gözönünde tutularak, kamu idare ve kurumlarının özel kişilerle eşit şartlarda aynı esaslara göre sorumlu tutulması gerektiğini ifade etmiştir. Aynı şekilde anılan yasanın görev ve yetkiye ilişkin 11.01.2011 tarihinde değişikliğe uğrayan 110 uncu maddesinde "işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür." şeklinde ifade edilmiştir. Yasanın anılan bu hükümleri karşısında, kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı idare, kamu hukuku kurallarına göre değil,“işleten” sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulabilecektir. Bu durumda, davalı ... Belediyesi'nin maliki olduğu aracın neden olduğu zararın tazmini isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerekirken mahkemece, davalı ... yönünden açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeksizin yargı yolu bakımından usulden red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

3- Davalı sürücü ... hakkında, davalının olay tarihinde kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında ve kamu görevlisi sıfatıyla hizmet ifa ederken zarara sebep olduğundan davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, husumetten red kararı verilmiştir. Davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, davalı sürücü ... de haksız fiil faili konumunda olduğu ve sorumluluğunun temelini Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri oluşturduğundan, bu davalı aleyhine KTK hükümlerine göre müteselsil sorumlu olarak dava açılabileceği ve bu davada da adli yargının görevli olduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı olduğu şekilde husumetten red kararı verilmesi doğru değildir.

4- Davacı vekili 26.03.2014 tarihli davalı ... Ulaşım Hizmetleri Petrol San. ve Tic. A.Ş. vekilinin de katıldığı duruşmada bu davalı hakkında açtıkları davadan vazgeçtiklerini beyan etmiş, davalı ... Ulaşım Hizmetleri Petrol San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından açıkça davadan vazgeçmeye muvafakat edilmiştir. Davanın geri alınması (vazgeçilmesi) durumunda, geri alma anına kadar edinilen izlenime göre, haksız olduğuna kanaat getirilen tarafa vekalet ücreti ve yargılama giderleri yüklenir. Davalı ... Ulaşım Hizmetleri Petrol San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki davadan vazgeçilmesi nedeniyle bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, vekalet ücreti yönünden bir karar verilmemesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir," gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın oluşan kaza nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, mahkemece verilen 26.03.2014 tarihli kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.03.2019 tarih ve 2016/7017 Esas ve 2019/2347 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, yapılan yargılama neticesinde davacının davalı Ulaşım Hizmetleri Petrol ve Sanayi A.Ş. aleyhine açılan davadan vazgeçildiğinden ve bu davalı tarafından da vazgeçmeye muvafakat edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, alınan kusur raporları ile kazada davacının %100 oranında kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, davacı vekilinin, olay anında 29 Ekim kutlamalarının sona erdiğini ancak Cumhuriyet Bayramı Gece Yürüyüşü yapılacağı ve bu nedenle tramvay yolu trafiğe kapalı olduğu dikkate alınmaksızın hazırlanan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu iddia ederek ek rapor talebinde bulunmuş ise de, tüm dosya kapsamındaki deliller ve belgelere göre, davacının tramvay seferlerinin yapılıp yapılmadığı yönünde yeterli bilgisi olmadan, tramvay seferlerinin yapılmadığı yönünde bilgiye sahip olsa dahi başkaca görevli bir aracın veya motorsuz küçük taşıtlar veya araçların tramvay yolundan geçebileceğini öngörerek tramvay yoluna kontrolsüz şekilde girmemesi gerekirken, yeterli kontrolü yapmaksızın tramvay raylarının bulunduğu tramvay yoluna dikkatsiz bir şekilde girmek suretiyle kazanın meydana gelmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiği yönünde mahkememizde de kanaat oluştuğundan bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeniden rapor alınması yönündeki taleplere itibar edilmeksizin kusura ilişkin bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanıklarının keşif mahallinde dinlenmediğini, tramvay seferlerinin durduğu bir anda kazanın meydana geldiğini, normal bir zamanda kaza olmuş gibi karar verildiğini, kusur raporunun maddi gerçekliğe uygun olmadığını, davalı Ulaşım A.Ş. lehine verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı sürücünün kullandığı tramvayın, davacı yayaya 29.10.2012 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54,56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı sürücünün kaza tarihinde nostalji tramvayında görevli olduğuna ilişkin çalışma çizelgelerinin mevcut olmasına, Valilik ve Belediye arasındaki yazışmalara göre tramvayların olay günü çalışacağının anlaşılmasına, alınan kusur raporu ve tanık beyanlarına göre davacının kazada kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.