Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında çalıştırılan dava dışı işçilerinin kıdem tazminatı talepleri karşısında müvekkili şirketin davalı belediyenin bilgisi doğrultusunda işçilere 705.843,87 TL kıdem tazminatı ödemesi yaptığını, yapılan bu ödemeden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 705.843,87 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan ihaleler ve sözleşmeler gereği çalıştırılan işçilerin hak ve alacaklarından sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kurumun işçilere ... olduğu 705.843,87 TL'den her iki tarafın eşit oranda sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 352.921,35 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özete; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla taraflar arasında düzenlenen personel çalıştırılması esasına dayalı hizmet alımı sözleşmesi kapsamında çalıştırılan dava dışı işçilerinin kıdem tazminatı talepleri üzerine davaya sebebiyet vermemek adına davalı ...'nin sorumluluğunda olan işçilik alacaklarının ilgili işçilere ödenmek zorunda kalındığını, yapılan ihale sözleşmelerinde işçilerin kıdem alacaklarından müvekkilinin sorumluluğuna dair düzenleme getirilmediğini, 6552 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile dava konusu kıdem tazminatı ödemelerinden idarenin sorumlu olduğunu, sözleşmede düzenlenen işçi ücretleri ve tüm haklarından kastedilenin sadece işçi ücreti olarak ödenen tüm haklar olduğunu, kıdem tazminatının ücret nevinden bir ödeme olmadığını, ihalelerin eki olan yaklaşık maliyet hizmet cetvellerinde işçilerin kıdem tazminatlarının yer almadığı ve hesaplamalara dahil edilmediğini, davalı idarenin müvekkili tarafından kıdem tazminatları ödenmesi talebi ile başvurulduğunda bu talebin yönetmeliğin aradığı anlamda aralıksız çalışma şartı yokluğu sebebiyle reddetmiş iken davaya verdiği cevaplarda tamamen başka savunmalar yaptığını, dosyaya sunulan uzman mütalaasında kıdem tazminatı ödemelerinden işçilere karşı asıl işveren sıfatıyla davalı ...'nin sorumlu olduğunun tespit edildiğini, davanın tümden kabulü yerine kısmen reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve şartnamelere göre davacının talep ettiği işçilik alacaklarından müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, 6552 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan ihalelerde müvekkili idarenin sorumluluğu olmadığının açık olduğunu, bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sadece 2015 yılında bir ihale yapıldığını bu ihalenin de personel çalışmasına dayalı olmadığından idarenin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işçinin işçilik alacakları için ... Mahkemesi'ne açtığı davada idarenin sorumlu tutulması ... Kanunundan kaynaklanan bir zorunluluk olup davacı tarafından ödenen kısmın rücuen tahsiline ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmenin 22 nci maddesi ve sözleşmelerin eki niteliğindeki genel şartnamenin 38 inci maddesi uyarınca ... Kanunu ve diğer yasalardan kaynaklanan işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş olup davanın tümden kabulü yerine reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.