Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'nun 06.06.2019 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın düzenlediği Bulancak Noterliğinin 12.03.2019 tarih ve 3181 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetnamenin yasaya uygun olarak düzenlenmediğini, şekil şartlarını haiz olmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin şeklen ve esasen geçerli olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile noter senedinin aksi ispat oluncaya kadar kesin delil teşkil edeceğinden dinlenen tanık beyanların noter senedinin içeriğine uygun olmayan beyanlarının esas alınamayacağı, dava konusu vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mirasbırakanın vasiyetnameyi mal kaçırma amacıyla düzenlemesi nedeniyle iradesinin sakat olduğunu, vasiyetname tanıklarının beyanlarına göre vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamenin şekil şartını haiz olduğu, noter senedinin aksi ispat oluncaya kadar kesin delil teşkil edeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 557 nci maddesi.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.