Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2019/252 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... yönünden 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/1237 Esas, 2021/2431 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafileri ve sanık ...'in istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... yönünden 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik gerekçe gösterilmediğine,

2. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,

3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

4. El koyma kararının bulunmadığına,
İlişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların içinde bulundukları dururulmaya çalışılması sonucunda kaçtıkları aracın kaza yapması sonucunda yaya olarak terk ettikleri araç içerisinden sentetik kannabinoid ele geçirilen olayda, SSÇ ...'in beyanında aracı sanık ...'in kullandığını, araçta bulunan poşeti sanık ...'in getirdiğini, sonrasında sanıkların aralarında şifreli konuştuklarını beyan etmesi, görevlilerin dur ihtarında bulunmasına rağmen aracın durmayarak kaçmaya çalışması, aracın kaza sonucu durması ve araç durduktan sonra sanıkların araçtan kaçmaları, sanıkların savunmalarının olayın gelişim seyri ile uyuşmaması ayrıca sanık ...'in 17.05.2019 tarihli dilekçesinde araçta bulunan poşeti sanık ...'in getirdiğini belirtmesi ve olay sonrasında sanık ...'in araçta bulunan poşeti SSÇ ...'in getirdiğini söylemesi yönünde tehditte bulunduğunun belirterek sanıkların birbiriyle çelişen tutarsız beyanları, kriminal rapora göre ele geçen maddenin uyuşturucu maddelerden sentetik kannabionid grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesi içerdiğinin belirlenmesi ve ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı da değerlendirildiğinde sanıkların iştirak halinde üzerlerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, durumundan şüphelenilerek durdurulmak istenilen 34 ... plakalı aracın sanık ... tarafından kullanılmakta olduğu, sanık ...'in aracın arka koltuğunda bulunduğu, aracın arka koltuğunda kişisel kullanım sınırlarının oldukça üzerinde, yukarıda belirtilen uzmanlık raporuna göre, net ağırlığı 950 gram gelen Sentetik Kannabinoid cinsi uyuşturucu maddenin bulunduğu, görevlilerin aracı durdurmak istedikleri, ancak aracın durmadığı ve hızlanarak kaçtığı, kaçarken sivil bir araca çarptığı ve hareket edemez hale geldiği, bunun üzerine aracı kullanan sanık ...'in ve arka koltukta oturan sanık ...'in araçtan inerek kaçmaya başladıkları, bu noktada sanıkların polislerin durmalarını istemesi üzerine, SSÇ ...'in durmamalarını, yakalanırsa kendilerini de yakacağını söylediğine, bu nedenle kaçtıklarına ilişkin savunmalarının, SSÇ ...'i doğru düzgün tanımadıklarını da ifade etmelerine rağmen, kendilerinden yaşça küçük çocuk konumundaki bayan SSÇ'nin bu yöndeki talebi
üzerine araçla kaçtıklarına, kaza yapınca da yaya olarak kaçtıklarına ilişkin savunmalarının, açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğu, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik bir savunma olarak kabul edilebileceği Dairemizce de değerlendirilmiş, sanık ...'in 17.05.2019 tarihli dilekçesi ile araçta bulunan poşeti araca sanık ...'in getirdiğine ilişkin beyanı da dikkate alındığında, sanıkların savunmalarının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmış, bu suretle sanıklar ... ve ...'in kişisel kullanım sınırının üzerindeki sentetik kannabinoid cinsi uyuşturucu maddeyi, eylem ve irade birliği içerisinde araçla nakletmek suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşılmış, SSÇ ... hakkındaki beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi de dikkate alındığında, sanık sayısı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması mümkün bulunmamakla birlikte, uyuşturucu maddenin cins ve miktarı dikkate alındığında, sanıkların temel cezalarının asgari hadden daha fazla uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, aleyhe istinaf başvurusu da dikkate alınarak, sanıkların temel cezaları 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl hapis ve 1200 gün adli para cezası olarak belirlendiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, daha önceden sanıklar hakkında suç şüphesinin bulunmaması nedeniyle aramanın önleme arama kararı gereğince yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve el koyma kararının süresi içinde alındığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/1237 Esas, 2021/2431 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.