Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce katılandan aldığı suça konu senedi borç ödenmesine karşın iade etmeyerek senede elli ve 5 ibarelerini ekleyerek daha önce borcu olan Hüseyin'e vermesi, ... de ciro ettiği senedin hakkında beraat hükmü verilen .... tarafından icra takibine konulduğu olayda,
Sanığın katılana yönelik icra takibinde bulunmadığı gibi, önceden doğan borç nedeniyle yaptığı sonradan yaptığı hileli hareketlerin dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağının gözetilmemesi,
Suça konu senedin aslı duruşmaya getirtilip, mahkeme heyeti tarafından incelendikten sonra iğfal kabiliyetinin olup olmadığının tespiti ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.